Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında düşürülme, diğer sanıklar haklarında mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan düşürülme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın ölümü nedeniyle kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının "1" numaralı bendinde yer alan "DÜŞÜRÜLMESİNE" ibaresinin "DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklardan ... hakkında rüşvet verme, ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen mahkumiyet, ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık ...'e yüklenen rüşvet alma suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 212. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 22/06/2005 tarihli sorgu işlemi ile inceleme günü arasında, keza sanıklardan ...'ın rüşvet verme, ... ve ...'in üzerlerine atılı rüşvet alma suçlarının suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'da öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 06/09/2002 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 15/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.