Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, TCK'nın 6. maddesi kapsamında silah niteliğinde olan keser ile işlediğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,

3- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezası hesaplanırken netice cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak tespit edilmesi,

4- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.