Suç tarihi itibariyle .... Elektronik isimli cep telefonu bayiinde pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın katılan şirket adına sahte abonelik sözleşmesi ile beş ayrı hat çıkarttığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın soruşturma aşamasında, Aralık 2010 ve Kasım 2011 tarihlerinde .... Elektronik isimli işyerinde pazarlamacı olarak çalıştığını, işyerlerine giderek ... hatlarının tanıtımını ve pazarlamasını yaptığını, 2011 yılı başlarında da katılan şirkete giderek -40- adet hat sattığını, sözleşme imzaladıklarını savunmasına karşın kovuşturma aşamasında şikayetçinin yetkilisi olduğu şirketin iki ortağı olduğunu,biri bayan biri erkek olan şahısların birlikte geldiklerini ve sözleşmeleri hangisinin imzaladığını hatırlamamakla birlikte şirket yetkilisi olduğunu söyleyen kişinin imzaladığından emin olduğunu beyan etmesi, sözleşmelerin imzalandığı iddia olunan 2011 yılında katılan şirketi temsil ve ilzama münferiden ...'ın yetkili olduğunun anlaşılması, katılan şirket vekilinin şikayet dilekçesinde katılan şirket yetkilisi olan ...'ın sanık ile görüşerek -27- adet hat talep edip kurumsal abonelik başvuru formunu imzalamasına rağmen şirket adına sahte imza ile fazladan abonelik sözleşmesi tanzim edildiğinin belirtilmesi, ...Jandarma Bölge Kriminal Amirliği'nin 28.05.2012 tarihli uzmanlık raporuyla -10- adet başvuru formundaki imzanın katılan şirket yetkilisine ait olduğunun belirlenmesine karşın, suça konu 0 530 970 38 26,0 530 970 38 27,530 970 38 28 ve 530 970 38 29 no.lu hatların yeraldığı bir adet, 530 970 38 25 no.lu hattın yeraldığı bir adet olmak üzere toplam iki adet Kurumsal Tip Abonelik sözleşmesindeki katılan şirket adına atılı imzaların şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı, takliden atıldığı, taklit ya da uydurma suretiyle atılan imzalarda atan şahsın, kendi imzasındaki kaligrafik ve karakteristik özellikleri bu tür imzalara yeterince yansıtmaması nedeniyle sözkonusu imzaların kimin eli ürünü olduğu hususunda kanaat bildirmenin mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında; atılı eylemlerin sübuta erdiği gözetilerek hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Ceza Dairesi - E. 2014/20265 - K. 2016/4083
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 11. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2014/20265 |
| Karar No | 2016/4083 |
| Karar Tarihi | 04.05.2016 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat