I- Katılan vekilinin, sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suça konu 20.05.2005 tarihli çek'in sanıklardan ... tarafından katılan'a 04.02.2005 tarihinde verildiğinin anlaşılması karşısında, en aleyhe kabulle suç tarihinin “04.02.2005” olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 04.02.2005 suç tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Katılan vekilinin, sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
...'e ait suça konu çekin bilgisi dışında kardeşi ... tarafından keşide edilerek diğer sanık ...'e verilmek suretiyle piyasaya sürüldüğü iddiasıyla açılan kamu davasında; ...'in, ... ile kardeşi olan sanık ...'in yetkilisi olduğu firmalara yaptığı iş karşılığında suça konu çek'i ...'ten doldurulmuş vaziyette aldığını, iş karşılığı aldığı diğer çeklerin ödendiğini savunarak, sözleşme, sevk irsaliyesi, fatura ile suça konu çek'e ilişkin tahsilat makbuzunu ibraz etmesi, keşideci görünen ... ile sanık ...'in de sanık ... ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ancak edimini süresinde yerinde getirmediğini, suça konu çek'i sanığa kendilerinin vermediklerini beyan etmeleri, çek'in bankaya 24.05.2005 tarihinde ibraz edilmesine rağmen keşideci ...'in 27.05.2005 tarihinde çekin rızası hilafına elinden çıktığına dair beyanla ödemeden men talimatı verdiğinin anlaşılması, sanık ... müdafiinin 16.04.2012 havale tarihli dilekçesinde suça konu çek'in sanık ... tarafından verildiğine dair tanıklarının bulunduğunu bildirmesine rağmen savunma tanıklarının dinlenmediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin ve suça konu çekin sanık ...'in eline ne şekilde geçtiğinin tespiti açısından, sanık ...'e yaptığı ya da yapacağı iş karşılığında verilen keşidecisi ... olan başkaca çekler bulunup bulunmadığı, ödenip ödenmediği hususları araştırılması ile savunma tanıkları da dinlendikten sonra gerektiğinde sanıklara ait ticari defterler incelenerek suça konu çek'in kaydının bulunup bulunmadığı da tespit edildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.