Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun ifadesinde suç tarihinde saat 20.00 sıralarında aracını park edip ikametine gittiğini ve ertesi gün saat 10.00’da tekrardan aracın yanına geldiğinde hırsızlık olayını fark ettiğini beyan etmesi, sanığın suçlamaları kabul etmeyip eylemini hangi saatte gerçekleştirdiği konusunda bilgi vermemesi, suç tarihinde gece vaktinin saat 18.03’te başlaması karşısında, sanığın hırsızlık suçunu kesin olarak hangi saatte işlediği belirlenemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın eylemini gündüz vakti işlediği kabul edilerek sanığın, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-(e) maddesindeki hırsızlık suçunun öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-(e) ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 04.03.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.