Zincirleme biçimde nitelikli zimmet ve zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle sanık ... hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Sanık hakkında zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın zimmet suçuna konu olan tediye fişleri 02/05/2005 ve 03/05/2005 tarihli ise de; suça konu senetlerden bir kısmının 06/07/2005, 01/08/2005,05/08/2005 ve 05/10/2005 tanzim tarihli olduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı halde nitelikli zimmet suçundan dolayı lehe yasa karşılaştırması yapılması isabetsiz ise de 5237 sayılı TCK hükümlerine göre uygulama yapılması karşısında bu husus sonuca etkili görülmediğinden aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar hak yoksunluğuna hükmedilmesi yerine yarısından daha az bir süreye tekabül edecek şekilde karar verilmesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesine göre infazdan sonra başlamak üzere sadece kötüye kullanılmış olan aynı maddenin 1-d fıkrasındaki hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanması yerine 53/1. fıkrada yer alan bütün haklardan yoksunluğa hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki "Ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinde sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle suç işlendiğinden 5237 sayılı TCK'nun 53/5 maddesi uyarınca ayrıca cezanın infazından sonra işlenmek üzere takdiren BEŞ SENE ALTI AY SÜREYLE BU HAK VE YETKİLERİ KULLANILMASININ DA YASAKLANMASINA," ilişkin bölümün çıkartılması ve yerine "kazanılmış hak gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere sanık hakkında takdiren 5 yıl 6 ay süre ile aynı Kanunun 53/1-d maddesinde yer alan hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanık hakkında kooperatif karar defterinin 32. sayfasındaki sahtecilik ve katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak sahte tediye belgeleri tanzim etmek eylemleri nedeniyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihlerinde kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanık hakkında 12 adet sahte bono tanzim etmek suretiyle zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik, kooperatif karar defterinin 32. sayfasındaki sahtecilik eylemi nedeniyle özel belgede sahtecilik ve katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili sahte tediye belgeleri tanzim etmek suretiyle müteselsilen özel evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, sahte bono tanzim etmek eylemleriyle ilgili olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 29/06/2010 günlü mahkümiyet hükmünün, Dairemizin 06/07/2011 tarihli, 2011/2156-9378 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, diğer sahtecilik eylemleriyle ilgili olarak verilen hükümlerin ise ayrıntısı ilamda açıklanan gerekçelerle bozulduğu, bozma üzerine mahkemece oluşa uygun kabul edildiği şekilde sanığın tüm bu sahtecilik eylemlerini zimmet suçunu işlemek ya da zimmet fiilinin açığa çıkmamasını sağlamak amacıyla aynı suçu işleme kastı altında gerçekleştirdiği ve eylemleri arasında hukuki ya da fiili kesinti bulunmadığı, bu itibarla sanığın mahkümiyete konu edilen anılan sahtecilik eylemlerinin Dairemizce sahtecilik suçundan onanan mahkümiyet hükmünün teselsülü içerisinde kaldığı ve sanığın zincirleme biçimde nitelikli zimmet ve sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihi sonrasına kadar sürdüğü gözetilip, bu eylemleriyle ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın 204/2 maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi, cezadan, sahtecilik suçundan onanan eylemleri ile temyize konu bu eylemlerinin çokluğu değerlendirilerek TCK'nın 43. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle artırım yapılması, bu şekilde belirlenecek sonuç cezadan, sahtecilik suçundan onanarak kesinleşen ceza mahsup edilerek bakiye fark cezaya hükmolunması yerine, temyize konu sahtecilik eylemlerinin ayrı bir suç kabulüyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
28/11/2012 tarihinde verilen işbu karar 05/12/2012 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafii Av. ...'ın yüzüne karşı tefhim olundu.