TCK'nın 85/1,62,53/1, 53/6,63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 455/2-son maddesi kapsamında olması ve suç için öngörülen zamanaşımı süresinin aynı kanunun 102/3. maddesi gereğince 10 yıl olması ve inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle tebliğnamede zamanaşımı sebebiyle bozma ve düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş; asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında temel ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamış, gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, ancak;
Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.