Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının teminatı olarak verildiği belirtilen bonoya dayalı takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 01.03.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu aylık kira parasının 650.- TL olarak belirlendiğini ve kira bedeline karşılık 05.03.2009 keşide tarihli 650.- TL bedelli ödeme günü her ayın biri olan 11 adet bono verdiğini ödediği aylar kira bedeli karşılığında Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait bonoları geri aldığını, kiralanan taşınmazın kiraya verenin baskısı ile boşaltıldığını, kira ilişkisi sonlandırıldığı için kiranın teminatı olarak verilen diğer bonoların karşılıksız kalmasına rağmen davalı kiraya veren tarafından icra takibine konulup tahsilinin istendiğini belirterek bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise takibin bonoya dayandığını davacının iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığından bahisle davanın reddinde karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.3.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli aylık kira bedeli 650.- TL olan kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davalı kiraya veren tarafından boçlu kiracı hakkında 05.03.2010 tarihinde başlatılan icra takibi ile 05.03.2009 keşide tarihli 650.- TL bedelli ödeme günü 01.07.2009 ila 01.12.2009 tarihi olan 6 adet sıralı bonoya dayanarak toplam 3.900.- TL alacağın tahsili talep edilmiştir.Davacı kiracı, kira ilişkisinin sonlandırıldığını ve böylece bonoların karşılıksız kaldığını iddia etmektedir. Kural olarak kiralananın tahliye edildiğini davacı kiracı kanıtlamak zorundadır. Davalı, davacının tanık dinletme isteğine karşı çıktığından tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu durumda davacı kiracı kiralananın tahliye edildiğini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı kiralananı boşaltıp anahtarı davalıya teslim ettiğine ilişkin yazılı bir delil sunamamıştır. Ancak, delil listesinde yemin deliline de dayandığından davacı kiracıya sözleşmenin haklı neden ile fesh edilip anahtarın teslim edildiğine ilişkin davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.