Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ihtiyati tedbir davasına dair karar, ihtiyati tedbir talep eden tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kiralayan vekili, müvekkili kiralayan tarafından taraflar arasındaki araç kira sözleşmesi feshedildiği halde kiralanan araç iade edilmediğinden, ihtiyati tedbir yoluyla kiralanan aracın bağlanarak yed'i emin olarak müvekkiline teslimini istemiştir. Mahkemece istem görevsizlik nedeniyle reddedilmiştir.
HMK'nun 390 maddesi gereğince “ İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.” Taraflar arasındaki uyuşmazlık araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. HMK'nun 4/a maddesinde kiralanan taşınmazlara yönelik, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri ayrık tutarak, tüm kira sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ve bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. Maddedeki “kiralanan taşınmazlara yönelik” ibaresi sulh hukuk mahkemesinin görevini değil, görevinin istinasını belirten kısıma yönelik bir ifadedir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, kanun maddesi hatalı değerlendirilerek, sulh hukuk mahkemesinin sadece taşınmaz kiralarında görevli olduğundan bahisle ihtiyati tedbir talebinin görevsizlik nedeniyle reddedilmesi isabetsizdir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle talep edenin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28/11/2012 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.