Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı, 2796 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yer alan A Blok 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, bina yüklenici şirket tarafından vaad edildiği şekilde inşa edilmediğinden fiilen teslim alınmadığını, davalının taşınmazı 15 senedir ikamet etmek suretiyle kullandığını, tahliye etmesi yönünde yaptığı uyarılardan sonuç alamadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000 TL ecrimisilin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı 10-11 yıl önce harabe vaziyette iken, evle ilgilenen emlakçı ile konuşup içini yaptırarak kullanmaya başladığını, Belediye’den gelen icra yazısı üzerine evin sahibini arayarak haber verdiğini, ev sahibinin evi emlakçıya satması üzerine emlakçıdan 47.500 TL karşılığı satın aldığını, evi işgal etmediğini, yaptığı masrafların kira karşılığı sayılması konusunda anlaştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra dava dışı 3.kişiye temlik edildiği, ondan da davalının eşine satış suretiyle devredildiği kayden sabittir.
Bilindiği üzere, dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK. nun l86.(HMK 125.) maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hâl böyle olunca; çekişme konusu taşınmazın el değiştirmiş olması nedeniyle yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.