İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/1034 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 25 ... maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/1279 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentler, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri; üzerine atılı suçu işlemediğine, meşru savunmaya, aleyhine beyanları kabul etmediğine ve bu beyanlara itibar edilmemesi gerektiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile mağdurun akraba oldukları, aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü mağdur ve eşinin sanığa saldırdıkları, taraflar arasında arbede yaşandığı, mağdurun sanığın üzerine atladığı ve saçlarına yapıştığı, birlikte yere düştükleri, sanığın kendini savunma amaçlı elinde tuttuğu kuru sıkı tabancanın boğuşma esnasında patlamış olduğu anlaşılmakla, sanığın mağdura yönelik yaralama eyleminin kendisine yönelik haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanık ile mağdur arasında önceki husumetlerin etkisiyle ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyen şekilde çıkan kavgada sanığın mağdura kuru sıkı tabanca ile ateş ettiği, akabinde tabancanın kabzesiyle vurarak mağduru yüzünde sabit iz olacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın savunması, mağdurun ve tanıkların anlatımları, mağdurun yaralanmasına ilişkin ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.01.2019 tarihli adlî muayene raporu dosya kapsamında mevcuttur.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdur ve tanıkların beyanları ile uyumlu adlî muayene raporuyla saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal
bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın mağdur henüz kendisine doğru gelmekteyken kuru sıkı tabanca ile ateş ettiği, eylemi gerçekleştirdiği sırada kendisine yönelik saldırının başlamamış olduğu, somut olayda meşru savunmanın şartlarının gerçekleşmediği, yazılı delillerle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/1279 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.