Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/471 Esas, 2018/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/282 Esas, 2021/2370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasının ve üst hadden cezalandırılmamasının hukuka aykırı olduğuna, katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçtan beraati gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç kastının bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı delillere dayanarak karar verildiğine, eksik incelemeye, alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın bir süre duygusal birliktelik yaşadıkları ve olaydan önce aralarının bozulduğu, olay tarihinde katılanın arkadaşı ile gittiği kafede sanık ile karşılaştığı, sanığın katılan ile barışmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, bu sırada sanığın üzerinde bulunan, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olmayan bıçağı belinden çıkararak katılana doğru salladığı ve katılanı karın bölgesinde sol üst kısmında 1,5-2 cm lik kesi ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanı, tanık anlatımları, uzmanlık raporları, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin düzenlenen Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 28.06.2018 tarihli ve 2018/3964 sayılı raporu, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak katılandaki yaralanmanın niteliği, sanığın kastı dikkate alındığında sanık hakkında temel cezaya hükmedilirken 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesine aykırı olarak temel cezanın neticeye etkili olacak şekilde asgari hadden ayrılınmadan belirlenmesi ve sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı bulunduğu ve istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek yapılan duruşmalı yargılama sonunda yeniden kurulan hükümde temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlendiği ve hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hukuka aykırı delil elde edilmediği, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, katılanı beyanı ile uyumlu adli rapor, sanık ikrarı ve tanık beyanları uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, takdirî indirim dışında sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı ve katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ile eylemin tanık ...'un müdahalesi sonucu tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesini ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklandığı üzere suç vasfının hatalı belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2019/282 Esas, 2021/2370 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.