SUÇLAR: Tehdit, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/115 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/818 Esas, 2021/2441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
1. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; suç vasfının eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi gerektiğine, gönüllü vazgeçme ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi gerektiğine, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, yerel mahkeme kararının isabetli olduğuna, sanığın cezasından yapılan indirimlerin hukuka aykırı olduğuna,
3. Sanık müdafiinin temyiz istemi; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... ile katılan ...'un suç tarihinde resmî nikâhlı evli oldukları, ancak boşanma aşamasında olmaları nedeniyle sanığın İstanbul'da, katılanın ise Eskişehir'de yaşadığı, olay günü oğlunu
görmek için Eskişehir'e geldiği, katılanın haberi olmadan kreşten müşterek çocuklarını alıp gezdirdiği ve sonrasında katılanın ablasının çalıştırdığı kafeye gittiği, bir süre sonra katılanın da aynı kafeye geldiği, sanık ... katılanın çocukları olan Eren'in ağlama krizine girmesi üzerine katılanın sanığa çocuğu eve tek başına götüremeyeceğini söyleyip sanıktan yardım istediği, bunun üzerine birlikte katılanın evine gittikleri, evde iken katılanın sanığa "ben ablamda kalacağım, siz burada kalın" teklifinde bulunduğu, fakat Eren'in ağlamalarına devam ettiği, katılanın çocuğa alerji şurubu verip sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada çocuklarının çekmeceyi ayağına düşürüp yaralanması üzerine onu tedavi edip uyuttukları, katılanın kontörü olmadığı için ödemeli olarak ablasını nasıl arayacağını sanıktan sorduğu, sanığın katılana kendi telefonundan araması teklifinde bulunduğu, katılanın bu teklifi kabul etmeyip ablasının yanına gitmek için hazırlanmaya başladığı, katılanın evden dışarı çıkacağı esnada sanığın katılanın yanına gelerek saçından tutup yere yatırarak banyoya götürdüğü ve elindeki bıçakla ilk olarak katılanın göğsüne vurduğu daha sonra sanığın öldürme kastı ile katılanın çenesine, sol ve sağ göğsüne, kol, dirsek ve bileklerine, bacaklarına ve ellerine 16 kez vurduğu, sanığın elindeki bıçağın kabzasının sağlam olmayıp sallanması nedeniyle başka bir bıçak almak için mutfağa gittiği esnada katılanın evden çıkıp kendini dışarıya attığı ve cadde üzerinde bulunan bir şahıstan yardım istediği ve ardından bir iş yerine gittiği, sanığın bıçak değiştirmek için mutfağa gittiği sırada katılanın evden kaçması nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamadığı, bu şekilde sanığın katılanı hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanı, tanık anlatımları, katılanın yaralanması hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesinin 17.01.2020 tarihli raporu, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 01.08.2019 ve 16.03.2020 tarihli raporları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, uzmanlık raporları, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu görüşüne içeren Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun, 13.11.2020 tarihli mütalaası, Ertuğrulgazi Polis Merkez Amirliğinin, 14.09.2021 tarihli cevabi yazısı, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin olayın sona erme hali haricinde oluşa dair kabulünde, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince katılanın "beni bırak" demesi üzerine sanığın bıçaklama eylemini sonlandırdığı, ardından 112 ve 155 hatlarını aradığı kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme şartlarının gerçekleşmediğine dair değerlendirilmesi ve suç vasfının eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesi ve sanık lehine takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuş ve istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan takdirî indirim hükümleri de uygulanarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğine dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, takdirî indirim hükümleri dışında sanık lehine uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekilinin, katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/818 Esas, 2021/2441 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince, katılan Kurum vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.