Davanın kabulü
SAYISI: 2017/459 E., 2018/303 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sakarya'da Köfteci ... adıyla yiyecek sektöründe ... yıllar hizmet verdiğini ve kendi bünyesinde balkabağı tatlısı hizmeti de verdiğini, Adapazarı yöresinden tüm Türkiye'ye ve dünyaya yayılan kabak ve tatlısını kapsayan "KABAK" ibaresinin davalı şirket tarafından 15.08.2012 yılında 2011/30627 tescil numarası ile marka olarak tescil edildiğini, kamuya mal olan ve yöresel cins adı olan Kabak ibaresinin hakkında hak iddia etmenin ve tekelde bulundurmanın kötü niyet göstergesi olduğunu, davalının tescil ettirdiği ibarenin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye (556 sayılı KHK) aykırı olduğunu, kabak ibaresinin davalı şirket ile aynı sektörde hizmet vermekte olan müvekkilinin zarar görmesine ve aynı ibarenin marka olarak kullanılması halinde zarar görmeye devam edileceğini iddia ederek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı ... ... Akaryakıt ve Turizm Dinlenme Tesisleri Tic. Ltd. Şti. adına 15.08.2012 tarih 2011/30627 tescil numarası ile kayıtlı bulunan "KABAK" markasının hükümsüzlüğüne, markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu olan "KABAK" ibaresinin tescilinin 556 sayılı KHK'ya aykırı olduğu hususundaki iddiaların usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait tescilin 30. sınıf tescil listesinden alındığını, davalının iddiası gibi genel ibareleri gösteren ve tescili mümkün olmayan 31. sınıf meyve ve sebze listesine girmediğini, bu sebeple müvekkiline ait tescilin sınıfının marka vasfı taşıyan ve genel ibarelerin bulunmadığı sınıf olduğunu, bu sebeple davacının iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin kullandığı "CABAC" ibaresini müvekkili şirketin markasına benzettiklerini ve bu şekilde haksız kazanç sağlamaya çalıştıklarını, davacının müvekkilinin marka başvuru tarihinden bu yana herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının yıllar sonra böyle bir itirazda bulunmasının müvekkilinin markasına zarar verdiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kabak kelimesinin Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde dokuz ayrı anlamının bulunduğu, kullanılacağı malların niteliğine yakın olmadığı, kullanılacağı malların ... yapısına bağlı olmadan farklı algılanabileceği, davalı adına tescilli "KABAK" ibareli markanın 30. sınıfta yer ... mallar açısından ayırt edici nitelikte olduğu, kabak ibaresinin 30. sınıf malları doğrudan çağrıştırmadığı gibi ... bir zihni çaba harcamaya gerek duyulmaksızın anılan malların kendisini yada türünü ifade etmediği, dolayısıyla hükümsüzlüğü talep edilen 30. sınıf mallar açısından cins adı olmadığı sonucuna ulaşılmış, hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu KABAK ibareli markanın ... ve esaslı unsurunun KABAK ibaresi olduğunu, kelimenin ilgili gıda sektöründe cins ve çeşit belirtmeye yönelik kullanıldığını, kabak tatlısının KABAK ibaresi ile birebir aynı olduğunu, TDK'nın da sözcük anlamına bakıldığında kabak kelimesinin kabak tatlısı anlamında olduğunu, Sakarya'da yaşayan ortalama tüketici nezdinde de durum böyle olduğunu, bu sebeple KABAK ibaresinin, kabak tatlısı başta olmak üzere 30. sınıftaki malların ... yapısına bağlı olmadan farklı algılanabilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabak sözcüğünün bitki ve bitkinin türüne göre yapılan tatlı ürünü anlamının yaygın kullanımının bulunduğunu, cins ve vasıf bildiren, herkesin kullanımına açık ve Sakarya'nın yöresel değeri olan 'KABAK' kelimesinin, yerel mahkeme hükmü ile davalı tarafin tekeline girdiğini ve davalı taraf ile rekabet etme olanağı bırakmadığını, ayrıca davalı tarafın KABAK ibareli markayı, kullanımı sonucunda ayırt edicilik vasfi kazandırmasının da söz konusu olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların faaliyet gösterdikleri yiyecek-içecek sektöründe "kabak" kelimesinin ortalama tüketici algısında yarattığı çağrışımın yaygın bir şekilde kabak bitkisi olup kabak yemeği yada kabak tatlısına ilişkin olduğu, bu haliyle markanın cins belirttiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının "c" bendinin mutlak tescil engelini düzenlediğini, bu kapsamda KABAK ibaresinin marka olarak tescilinin davacı dahil olmak üzere yiyecek sektöründe davalı ile rekabet olanağı ortadan kaldırdığını, davalıya bu faaliyet alanında tekel olma imkanı sağladığını, bu sebeple hükümsüzlüğü istenen 2011/30627 sayılı “kabak” ibareli markanın, kapsamında bulunan ve 30. sınıfta yer ... mallar bakımından ayırt edici niteliği bulunmadığını, tarafların faaliyet alanı dikkate alındığında kullanılacağı malların niteliğine yakın olduğu, kullanılacağı malların ... yapısına bağlı olmadan farklı algılanabilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeplerle 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi gereğince dava konusu markanın hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline ait KABAK markasının 15.08.2012 yılında tescil edildiğini, işbu davanın ise 25.09.2017 yılında açıldığını, davacının yayına itiraz etmeyip aradan geçen ... zaman sonra dava açmasının amacının markaya zarar vermek olduğunu, tescilin 30. sınıf kapsamına ilişkin olup, davacının iddia ettiği gibi genel ibareleri gösteren ve tescili mümkün olmayan 31. sınıf (meyve ve sebze) listesini kapsamadığını, dolayısıyla "kabak" ibaresinin 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının "c" bendi anlamında mutlak tescil engeli bulunmadığını ve bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını beyanla kararın bozularak kaldırılmasını istemiştir.
Dava, davalı adına 30. sınıfta tescilli 2011/30627 sayılı ve "KABAK" ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Uyuşmazlık ise, dava konusu "KABAK" ibareli markanın tescilli olduğu mal/hizmetler yönünden tanımlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6769 sayılı Kanun, Mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK).
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (Mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi ... belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler" mutlak ret nedenleri arasında sayılmıştır. 6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir işaret, tescilli olduğu mal/hizmetleri doğrudan tanımlaması halinde marka olarak tescil edilemeyecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tescilden önce kullanma ile ayırt edicilik kazanması halinde tescil başvurusu reddedilemeyeceği gibi, bir şekilde tescil edilen işaretin hükümsüzlük davası açılmazdan evvel ayırt edicilik kazanmış olması şartıyla hükümsüzlüğüne karar verilemez.
6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen tescil engeli aynı zamanda aynı Kanun'un 25 incü (Mülga 556 sayılı KHK'nın 42 nci) maddesi hükmü ile de markanın hükümsüzlüğü sebebi olarak kabul edilmiştir.
3.Somut olaya gelince, hükümsüzlüğü talep edilen dava konusu marka 30. sınıfta yer ... mallar yönünden tescil edilmiş bulunmaktadır. "KABAK" ibaresi ile tescil edilen mallar karşılaştırıldığında, kabak bitkisinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürün olup, tescilli olduğu kabak ve kabak türevleri yönünden cins ve çeşit belirtmektedir. Bu nedenle tüketiciler, bu ürünler ile karşılaştığında marka ile doğrudan bağlantı kuracağından marka, bu mallar yönünden tanımlayıcı bir işarettir.
Bu itibarla, sözkonusu işaretin soyut ayırt ediciliği bulunmasına rağmen, kabak türevi ürünler yönünden somut ayırt ediciliği bulunmadığı ayırt edicilik kazanmadığı da gözetilerek ve gerektiğinde gıda sektöründe uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle dava konusu markanın tescilli olduğu 30. sınıfta ayıklama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın 30. sınıf kapsamı mal/hizmetler bakımından tümden kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.