Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/374 Esas, 2020/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi ve üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/1693 Esas, 2021/1399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunu kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdurun arkadaş olup aralarında husumet bulunduğu, olay günü sanığın mağdurun evinin önüne gittiği, tarafların saat 01.30 sıralarında karşılaştıkları, aralarında arbede yaşandığı, sanığın mağduru bel bölgesinden yaraladığı, mağdurun yaralanmasına ilişkin Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.03.2019 tarihli raporda lomber 3 üncü omur açık kırığına ve medüller kanala nafiz lezyona neden olan yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır(4) derecede etkilediği tespitine yer verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunması ikrara yöneliktir.
3. Sanık savunmaları, mağdur beyanları, mağdurun yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu ve tedavi evrakları, CD izleme tutanağı, görüntü izlemesine ilişkin bilirkişi raporu, olay şüpheli tespit yakalama tutanağı, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda sanığın eylemi nedeniyle mağdurun yaşamsal tehlikeye geçirecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasına ve sanığın yaralanmasına ilişkin doktor raporu dikkate alındığında mağdurun yaralanmasının karşılıklı kavga ortamı içerisinde gerçekleştiğinin anlaşılması nedeniyle sanığın cezasında haksız tahrik indirimi yapılmasına karar verilerek neticeten ayrıntılarına Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendinde yer verilen ilam doğrultusunda 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın olay günü geç sayılacak bir saatte mağdurun evinin önüne gidip beklemesi neticesinde mağdurla karşılaştıklarında aralarında yaşanan tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/1693 Esas, 2021/1399 Kara sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.