İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin
16.04.2020 tarihli ve
2019/289 Esas, 2020/270 Karar sayılı ilamı ile sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2020/744 Esas, 2020/1138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılanın aralarında resmi evlilik olmadan birlikte yaşadıkları, olay günü sanığın eve geldiğinde katılan ... ile tartıştığı, tartışmanın devamında sanığın katılanın elini ayaklarını bağlayarak sopa ile dövdüğü, akabinde kafasını duvarlara yere vurarak bayılıncaya kadar dövmeye devam ettiği, katılanın hareketsiz hale gelmesi üzerine sanığın abisini aradığı, telefonda yeğeni tanık Mehmet ile görüştüğü, katılan ...'ü hastaneye götürmeleri gerektiğini söyleyerek eve çağırdığı, bunun üzerine tanık ...in kardeşi ... ile birlikte amcası olan sanığın evine gittiğinde katılanı yerde çıplak ve baygın şekilde gördükleri, daha sonra ambulansa haber verilerek bilinci kapalı olan katılanı hastaneye götürmesini sağladıkları, katılanın hastanede 26 gün yoğun bakımda kaldığı, katılana ilişkin genel adli muayane raporlarında vücudunda ve başında darp izlerinin bulunduğu, kafa içi kanama tespit edildiği, katılana ilişkin olarak Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 18.10.2017 tarihli rapora göre kafatası kırığı tanımlanmamasına rağmen kafa içi kanama (subdural kanama) saptandığı, yoğun bakım takibine alındığı, 26 günlük hastane yatışının ardından şifa ile taburcu edildiği, katılanda darp sonucu meydan geldiği bildirilen ve kafa içi kanamaya (akut subdural kanama) neden olan yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı, vücudunda kemik kırık veya çıkığı tanımlanmadığı, yüzünde sabit ize veya yüzün sürekli değişikliğine neden olmadığı kanaatine varıldığı, sanığın ilk beyanlarında eylemi inkar ettiği, ancak daha sonra tevilli olarak eylemi kabul ettiği, katılanın beyanlarının istikrarlı ve dosya kapsamındaki bilgi ve raporlarla uyumlu olduğu anlaşılarak bu yönde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin

mağdur beyanıyla saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan herhangi bir eylem bulunmadığı, dolayısıyla haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve 2020/744 Esas, 2020/1138 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.