HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2021/190 Esas, 2021/269 Karar sayılı ilamı ile sanıklar Süleyman, Sercan, Sezai ve Sedat'ın mağdura yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/1090 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıklar hakkında hükmedilen cezaların 3 yıl 1 ay 15 gün olarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, meşru savunmada sınırın aşılması hükmünün uygulanması gerektiğine, haksız tahrik derecesine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, çelişkili beyanlara itibar edildiğine, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, olayla ilgisi bulunmadığına, fazla ceza tayinine ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir.

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, olay yerinde bulunmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurun olay günü ve saatinde olay yeri olan İmge restaurantta oturduğu esnada; sanık ...'ın mağdurun yanına geldiği "kalk burdan git" dediği, kendisinin cevaben "kalktık gidiyoruz zaten" dediği ardından olay yerini terk etmek üzereyken Süleyman'ın abisi olan Sezai, Sercan ve Sedat olduğu halde, hep birlikte mağduru darp ettikleri, Süleyman'ın rakı şişesi ile kafasına vurduğu, olay yerinde bulunan mağdurun arkadaşları olan muhtarların olayı ne kadar aralamak isteseler de herhangi bir fayda olmadığı, bahsi geçen sanıkların mağduru darp etme olayına devam ettikleri, mağdurun yere düştüğü, yerde iken de tekmelemeye devam ettikleri, sanıklardan birinin sanık ...'ye hitaben "bırak artık öldürücen adamı", dediği, Sezai'nin de bu şahsa cevaben "ölsün, sinkaf ettiğim, adamı öldürmeye gelmedik mi zaten" dediği, daha sonra kolluk ekibinin olay yerine intikal ettiği, mağdurun Eşme Devlet Hastanesine kaldırıldığı, mağdur için Uşak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16.08.2016 tarihli kati hekim raporunda özetle; sağ el beşinci metekarp kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin 3(orta) derecede olduğunun bildirildiği, darp sonrası kafa travması nedeniyle beyin cerrahi açısından basit tıbbi müdahale ile giderilebilir denildiği; yapılan fizik muayenesinde sağ periorbital ekimoz ve ödemi mevcut olduğu, nazal dorsumda palpasyonla kreptasyon çökmenin hayati fonksiyonlara etkisinin 2(iki) derece olduğunun bildirildiği anlaşıldığından, sanıkların ortak bir iştirak iradesi ile hareket ederek mağduru yaraladıkları anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

A. Mağdurun sanıklar tarafından darp edilmesi sonucunda; mağdurdaki sağ el beşinci metekarp kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin 3(orta) derecede olduğunun bildirildiği, darp sonrası kafa travması nedeniyle beyin cerrahi açısından basit tıbbi müdahale ile giderilebilir denildiği; yapılan fizik muayenesinde sağ periorbital ekimoz ve ödemi mevcut olduğu, nazal dorsumda palpasyonla kreptasyon çökmenin hayati fonksiyonlara etkisinin 2(iki)nci derece olduğu anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilememesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

B. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılan ve tanık beyanları ile kolluk tarafından tutulan tutanak ile saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/1090 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eşme Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.