Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Sanığın eylemin bir bütün halinde 4733 sayılı Yasa'ya Muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasa'nın 8/4 fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde eylem bölünerek 4733 sayılı Yasa'nın 8/4 fıkrası gereğince beraat, 5607 sayılı Yasa'nın 3/5 fıkrası gereğince mahkumiyet hükmü tesisi edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz tirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/05/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Olay günü devriye sırasında durumundan şüphelenilen sanığın durdurulup kimlik kontrolü yapıldığı, elinde taşıdığı poşette ne olduğu sorulduğunda sanığın şüpheli cevaplar vermesi üzerine sanıktan kendi nezaretinde poşeti açmasının istendiği, bununa üzerine poşet açıldığında 43 karton bandrolsüz sigara olduğunun görüldüğü olayda, devletin kamu gücünü kullanan kolluk görevlilerinin, kontrol etme iradesi serdeden tavırları karşısında direnme gücü bulunmayan sanığın aramaya rıza yönünde serbest iradesinden bahsedilemeyeceği, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısı'na ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın sigaraları ticari amaçla aldığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38/2,5271 sayılı CMK'nun 206/2-a, 217/2, 230/1.madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluk tarafından yerel mahkemenin sanığın cezalandırılmasına dair kararının onanmasına karşı muhalif kalmaktayım.