Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar davalı ... tarafından duruşma istemli, davalı ... vekili tarafından duruşmasız olarak ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 196 ada 5 parsel ... 7.203,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., 198 ada 1 parsel ... 20.969,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmişlerdir.

Davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazların emvali metruke olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu iddiasıyla tespitin iptali için dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı Hazinenin dava konusu taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığına dair belge sunamadığı ve buna ilişkin iddiasını ispat edemediği, dava konusu taşınmazlarda davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2015/20609 Esas, 2018/1189 Karar ... ilamı ile; komşu orman parseli bulunması nedeni ile orman araştırması yapılması gerektiği, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği gerekçeleriyle mahkeme kararını bozmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma bozma ilamı doğrultusunda yaptığı araştırma ve inceleme sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; davalı ... vekili ile davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.