İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/239 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları,63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/282 Esas, 2021/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

A. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine vekalet ücretine ilişkindir.

B. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, suç vasfına, haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay günü aralarında tarla ekiminden kaynaklı tartışma bulunan sanıkların Ağaçören ilçesi otogar civarında karşılaştıkları sırada bundan dolayı tartışmaya başladıkları, tartışmanın bir müddet sonra kavgaya dönüştüğü, katılan sanık ...'nun olay esnasında eline geçirdiği bıçak ile diğer sanığı sol karın bölgesinden aksi sabit olmayan savunmasına göre hedef gözetmeksizin bıçaklamak suretiyle 16.03.2017 tarihli kati hekim raporu ve 25.05.2018 günlü Adlî Tıp Kurumu raporuna göre yaşamını tehlikeye sokacak, duyularından veya organlarından birinin sürekli işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmış olup, sanıklar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin olmayışı, olayın tarla mevzusundan kaynaklı ani gelişen kavga ortamında olması ve tanık beyanlarına göre de sanıklar arasındaki kavganın araya girenlerce sona erdirildiği, sanık ...'nun olayın hemen akabinde olay yerinden kaçtığı, olayda bıçağın bir kez kullanıldığı bir bütün halinde değerlendirildiğinde her ne kadar katılan hayati tehlike geçirmiş de olsa sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösterir kanıta rastlanmadığı anlaşılmakla sanık hakkında öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilemeyeceği, sabit olan eylemin nitelikli kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılarak bu yönde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

A. Katılan sanıklar hakkında hakaret suçundan hükmedilen beraat kararları yönünden;
Katılan sanıklar hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında sanıkların beraatlerine ilişkin ilk derece mahkemesi hükümlerine istinaf başvurularının esastan reddine dair hükmün niteliği itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından ve nitelemeye yönelik itirazlar yerinde görülmediğinden katılan sanıklar müdafiilerinin bu hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayda meşru savunma hükmünün uygulama koşulları bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılan sanık ...'den sanık ...'na yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Katılan sanıklar hakkında hakaret suçundan hükmedilen beraat kararları yönünden;
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/282 Esas, 2021/490 Karar sayılı kararında katılan sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.