Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabbulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " önceki bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, bozma sonrası ziraatçi bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporun, taşınmazın niteliğini kesin olarak belirlemeyen, önceki raporu irdelemeyen, bilimsel verilerle desteklenmeyen ve denetime imkan vermeyen içerikte ve gerekçesiz olduğu, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar - ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yönteminin hava fotoğrafları olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün geçmişteki ve şimdiki niteliği, üzerindeki bitki örtüsü, ne kadar süredir tarım arazisi olarak kullanıldığı hususlarını içeren, taşınmazın toprak yapısıyla ilgili ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, ayrıntılı ve gerekçeli, önceki ziraat bilirkişi raporlarının da irdelendiği rapor alınması; fen bilirkişinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlenmesinin istenilmesi; dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve tespit tarihine kadar davacılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; hava fotoğraflarının jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle dosya üzerinden incelemesi yaptırılmak suretiyle, çekişme konusu taşınmaz bölümünün hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının belirlenmesine çalışılması; tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının, dava konusu taşınmazda tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla malik sıfatı ile ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunduğu, taşınmazın imar ihya ile ilgili herhangi bir probleminin bulunmadığı gibi 1949 tarihinden günümüze kadar komşusu olan 13 ve 18 parsellerle birlikte bir bütün olarak tarımsal amaçla kullanıldığı, böylece davacının tespit tarihi itibariyle 3402 ... KK'nun 14. ve 17. maddelerindeki kazanım şartlarının sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 167 ada 15 parselin kadastro tespitinin iptaliyle hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.