Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

2000 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

Davacının tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı lehine hükmolunan vekalet ücretinin yanlış gerekçe ile usuli kazanılmış hak olduğu belirtilerek hükmedilmişse de bozma öncesi hükümde de bu konuda karar verilmiş olduğu nedeniyle sonuç itibariyle uygulama doğru olduğundan tebliğnamedeki aksi görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;

Bozma öncesindeki 29.01.2007 tarihli hükümde maddi tazminatın vekalet ücretine ilişkin 720,29 TL olan kısmı için vekalet ücretinin avukata ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesine rağmen CMUK'un 326/son maddesi nazara alınmadan bozmadan sonra verilen hükümde anılan miktar için tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendindeki maddi tazminata ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak yerine 1279,71 TL maddi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz, 720,29 TL'lik kısım için ise ödeme tarihi olan 09.12.2005 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.