İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/113 Esas, 2022/71 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci, 231 inci maddesinin ikinci ve 232 nci maddesinin altıncı fıkraları gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, merci ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasa'nın 40 ıncı maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 08.03.2022 tarihli kararda ise temyiz süresi yanıltıcı bir şekilde 15 gün olarak gösterilerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık müdafiinin 26.03.2022 tarihinde tebliğ edilen hükmü 11.04.2022 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17.04.2015 tarihli ve 2015/6459 Soruşturma, 2015/2374 Esas, 2015/238 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2015/203 Esas, 2015/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/262 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Bahse konu kararın O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2020/6194 Esas, 2021/1835 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden atılı suçtan beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/113 Esas, 2022/71 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın kişisel husumet sebebiyle sanık hakkında şikayetçi olduğuna ve buna ilişkin tanıkların dinlenmesi gerektiğine, katılanların herhangi bir zararının bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekaletname ile vekilliğini üstlendiği katılanlarla, 05.05.2014 tarihinde yaptığı avukatlık ücret sözleşmesine göre katılanların murisi ... ait veraset ilamını almak ve miras kalan taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açmak konusunda anlaşmaya vardığı ve karşılığında 1.500 TL avans aldığı ancak azledildiği 25.08.2014 tarihine kadar sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyip aldığı avansı katılanlara iade etmeyerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek bu suçtan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/113 Esas, 2022/71 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yedinci paragrafının tümüyle hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.