Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.12.2014 tarihinde davacı idaresindeki araç ile zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.300,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 30.11.2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 126.956,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının motosikletinde yolcu olan kişiye ödeme yaptıklarını bunu davacıya rücu edecekleri için alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, malululiyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun dikkate alınması gerektiğini, müterafik kusurun araştırılması gerektiği, sağlık gideri teminatlarından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 123.793,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.643,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.519,49 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 126.956,24 TL tazminatın 28.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek başvuran tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından ibraz edilen sağlık kurulu raporunun yetkili sağlık kurulundan geçerli mevzuata göre alınmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun aldıkları medikal rapor ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporu kabul etmediklerini, kaza tarihi esas alındığında PMF Yaşam Tablosu ile hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, davacı 15 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, kaldı ki geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinin brüt olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıcının tahkime başvuru tarihinden itibaren olması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, aynı kazada yaralanan davacının motosikletinde yolcu olan kişiye ödeme yaptıklarını bunu davacıya rücu edecekleri için alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, başvuru sahibinin müvekkili kurumdan borcunun dikkate alınarak hükmedilen tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından ibraz edilen sağlık kurulu raporunun yetkili sağlık kurulundan geçerli mevzuata göre alınmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun aldıkları medikal rapor ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporu kabul etmediklerini, kaza tarihi esas alındığında PMF Yaşam Tablosu ile hesap yapılması gerektiğini, müterafik kusurun indirilmesi gerektiğini, davacı 15 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, kaldı ki geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinin brüt olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, fiilen bir bakıcı çalıştırıldığının ispatı gerektiğini, bakıcı gideri talebinin belirsiz alacak olarak istenemeyeceğini, faiz başlangıcının tahkime başvuru tarihinden itibaren olması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, aynı kazada yaralanan davacının motosikletinde yolcu olan kişiye ödeme yaptıklarını bunu davacıya rücu edecekleri için alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, başvuru sahibinin müvekkili kurumdan borcunun dikkate alınarak hükmedilen tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, ... Yönetmeliği.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı ...’in yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı ... ( 01.07.1999 doğumlu) kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup hükme esas alınan rapora göre davacının %10.3 sürekli iş göremezlik oranı tayin edildiği, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve %100 malul sayılması gerektiği tespit edilmiştir. Hesap bilirkişi tarafından davacı ... için kaza tarihinden itibaren 3 ay için geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış, İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporu esas alınarak davacı için sürekli iş göremezlik yanında 1.519,49 TL geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir.
Davacı ... kaza tarihinde 15 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağı, bu yönde bir iddia/ispat olmadığı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden bu zararın oluştuğunun kabulü doğru değildir. Bu nedenle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.