Hükümlülük ve müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Gıyabi 31.05.2007 tarihli mahkumiyet hükmünün, müsaderesine karar verilen dava konusu eşyanın gümrüklenmiş piyasa değeri itibariyle kesin olmadığı,sanığa yapılan tebligatın başvuru yolu,mercii ve süresini içermediğinden geçersiz olup anılan hükmün kesinleşmediği bu nedenle mahkemenin 22.10.2009 gün ve 2009/80 Esas,2009/292 Karar sayılı uyarlama kararının hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 31.05.2007 gün ve 2009/80 Esas,2009/292 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca, sanığa 24.05.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden 05.06.2006 günü dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin değiştirilemeyeceği gözetilerek ve 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.10.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değer üzerinden belirlenen gümrüklenmiş değere göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA 28.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.