5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,50/4, 52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Tebliğname Düşünce: Onama

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan zarar gören ölen ...'ın çocukları olan şikayetçilerin temyiz isteminin reddine ilişkin 09/02/2010 tarihli ek karar kaldırılarak, şikayetçilerin CMK’nın 237/2. maddesi gereğince davaya katılmalarına, vekilleri Av.... ve Av. Gülay Bayrak Aydın'ın katılanlar vekilleri olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Sanığın olay tarihinde kullandığı otomobiliyle meskun mahal dışında gece saatlerinde iki yönlü korkuluksuz sola sert virajlı yolda seyir halindeyken karşı yönden gelen ve beyanlara göre sanığın şeridine giren ölenlerin içinde bulunduğu araçtan kurtulmak amacıyla karşı şeridin banket kısmında, aracının sağ ön kısmıyla karşı yönden gelen ölenlerin aracının sol ön kısmına çarpması şeklinde gelişen olayda, olay yerinde bir kamyon sürücüsünün bulunduğu iddia edilmekle, tanık Mustafa Aslan'ın, 01.06.2009 tarihli Cumhuriyet savcısına verdiği beyanında olay tarihinde otomobiliyle olay yerine yakın mesafede seyir halindeyken sanığın kendisini solladığı yönündeki beyanı da dikkate alınarak olay esnasında kaza yerinde bulunduğu iddia edilen kamyon sürücüsünün tanık Mustafa Aslan olup olmadığı araştırılarak, değilse bu şahsın kim olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi bulunmadığı anlaşıldığından araştırılarak tanığın beyanının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Yukarıda belirtilen şekilde meydana gelen kazada, sanığın aracının ağırlığı ile diğer aracın ağırlığı, çarpma sonucu ölenlerin aracının diğer bankete sürüklenip sürüklenemeyeceğinin, çarpışma noktasının kesin tespiti, araçların birbirleriyle temas noktaları ile araçta yolcu olarak bulunan tanığın anlatımlarına göre, sanığın istikrarlı savunmalarında ileri sürdüğü manevranın söz konusu olup olamayacağı, otopsi saati ile kaza saati dikkate alındığında ölen sürücüdeki 29 promil etanolun gerçek alkol değerini yansıtıp yansıtmadığı ve kazaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiği de göz önüne alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılıp olayın etraflıca aydınlatılması ve kusur oranının dosya kapsamına uygun belirlenmesi bakımından Karayolları yada Teknik Üniversitelerin ilgili bölümlerinde bulunan uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.