... ile ... aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, tapuda ... adına kayıtlı bulunan ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan çiftliğin davacıya ait olduğunu, çiftlikte bulunan kargir bina, ahır, işçi evleri, kamelya ve ağaçların davacıya ait olduğunu açıklayarak bu hususların tespitine ve tapunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının haksız işgalci konumunda olduğunu, tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, ilk kararında davayı zilyetliğin korunması davası olarak niteleyerek görevsizlik kararı vermiş, Dairenin bozma ilamı üzerine ikinci kararında ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan yapı ve ağaçların davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar vermiş, tarafların temyizi üzerine Dairece, davanın muhdesatın tespiti ve tapunun beyanlar hanesine şerhine ilişkin olduğu, haksız işgalci konumunda da olsa davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğuna işaret edilerek bozmaya sevk edilmiştir.
Son bozma kararından sonra mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ... nolu parsel içerisinde fen bilirkişisi krokisinde (A) harfi ile gösterilen iki katlı betonarme ev ve çam fıstığı ağaçları,... nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisinin krokisinde (B) harfi ile gösterilen çam fıstığı ve ceviz ağaçlarının, ... nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisinin krokisinde (C) harfi ile gösterilen çam fıstığı ve ceviz ağaçlarının, 4048 nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisinin krokisinde (E) harfi ile gösterilen çam fıstığı ağaçlarının ve yine aynı parsel sayılı taşınmaz üzerinde (F) harfi ile gösterilen çam fıstığı ve ceviz ağaçları, ... nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisinin krokisinde (G) harfi ile gösterilen çam fıstığı ağaçlarının, yine aynı parsel üzerinde bulunan (H) harfi ile gösterilen ceviz ağaçları, çam fıstığı ağaçları, kivi ağaçları, bir adet havuz, iki adet birer katlı evlerin davacı ...'a ait olduğunun tespitine ve üzerinde yer aldıkları parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine yazılmasına,
.//..

dava dilekçesinde talebin beyanlar hanesine tesciline ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722,724,729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.

3- TMK'nun 1006. maddesinde hangi hakların tapu kütüğüne tescil, 1009,1010 ve 1011 maddelerinde hangi hakların şerh edilebileceği, 1012 maddesinde ise taşınmaz eklentilerinin malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılacağı, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususların tüzükle belirleneceği açıklanmış, özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Açıklanan bu hükümlerin istisnası niteliğindeki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasında ise, tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde, mevcut ve her türlü takyit ile sınırlı ayni hakların saklı tutulacağı, eski tapu kayıtlarındaki bu tür hak ve mükellefiyetlerin kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere aynen geçirileceği, ikinci fıkrasında da taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği belirtilmiştir. Kadastro Kanunu'ndaki bu ayrık hüküm dışında Kanunlarımızda ve Tapu Sicil Tüzüğü'nde taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tapu kütüğüne tescil veya şerh edilebileceğine veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceğine ilişkin başkaca bir hüküm de bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 33. ve aynı Kanun'un 19. maddesi genel hüküm niteliğinde olmadığından eldeki davaya uygulanmaz. Mahkemece, muhdesatın tapunun beyanlar sütununa tescili (şerhi) isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimde hem kabulüne hem de reddine karar verilerek çelişkiye düşülmüştür. Bu haliyle hükmün bu kısmı infaza elverişli değildir. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, temyiz edilen hükmün 1.fıkrasının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda 2. ve 3. bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün 1.fıkrasındaki ''... davacı ...'a ait olduğunun tespitine ve üzerinde yer aldıkları parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine yazılmasına ...'' ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına,
.//..

yerine ''...davacı ... tarafından meydana getirildiğinin ... '' ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 370. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.