Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 12.01.1990 tarihinden itibaren iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği 30.10.2012 tarihine kadar asıl işverenin ... Çimento diğer şirketin ise alt işveren olduğu ... girişi ... yolu üzerinde bulunan ve asıl işverene ait olan ... taşocağında şantiye amiri olarak alt işveren işçisi sıfatıyla çalıştığını, davalılardan ...'nın asıl işveren olduğunu, ... de bulunan çimento fabrikasının taşocağındaki delme, patlatma, yükleme, nakliye işlerinin alt işveren olan ... Madenciliğe verildiğim, davacının alt işverenin işçisi sıfatı ile adresi belirtilmiş olan taşocağından çimento fabrikasına taş, kalker, makine taşınması, vs. işlerin edimi için kurulan taş ve maden ocağında şantiye amiri olarak çalıştığını, her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek fazla mesai ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Çimento vekili; davacının diğer davalı ... Madenciliğin çalışanı olduğunu, ... ile bir ilgisinin bulunmadığını, ... Madenciliğinin ...'nın taşeronu olmadığını, anahtar teslimi işi yapan hazır beton nakliye müteahhidi olduğunu, ...'nın ürettiği hazır betonu ... firmasının kendi araçları ile taşıdığını, ... Madenciliğinin işi anahtar teslim şeklinde alıp bitirip teslim etmek üzere görevlendirildiğini, bu nedenlerle kendi personellerine ilişkin tüm sorumluluğun ... da olduğunu, ...'nın sorumluluğunu gerektiren alt üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, ...'nın iş akdi feshi konusunda kusuru veya sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Madencilik vekili; davacının izin istemlerinin kabul edildiği dönemlerde bir başka işverenin yanında sigortalı olarak işe başladığının ortaya çıkarıldığını, davacının eylemlerinin Temmuz 2012 ayında başladığını, son olarak izin talep ettiği Ekim 2012 dönemine denk 4 ay içinde kendisine duyulan güveni kullanarak sürekli olarak izin tecavüzü yolu ile hileli biçimde işvereni aldattığını, davacının o dönemde iş akdi feshini ihbarda bulunmadığını, izinli bulunduğu süreçte çalışarak yeni işvereni test ederken diğer taraftan eski işverene ait işini koruyarak ücretlerini kaybetmeme yolunun seçtiğini, akde vefa ilkesine aykırı davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, yıllık izinde olup iş akdi devam ederken 11/09/2012 tarihinde başka bir yerde iş bularak çalışmaya başlamış, doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan bu eylemi ile iş akdini iş değişikliği nedeniyle kendisi feshetmiştir. İş değişikliği kıdem tazminatını hak edecek hallerden olmadığı için davacının şartları bulunmayan kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
3-Somut uyuşmazlıkta, davacının, davalıya ait iş yerinde şantiye şefi olarak görev yaptığı dava dilekçesindeki açıklamalardan ve dosya kapsamındaki bilgi-belgelerden görülmekte olup, şantiye şefinin çalışma düzenini kendisinin belirlemesi, üzerinde çalışma koşullarını düzenleyen amirinin olmaması, projeyi sevk ve idare eden kişi olması nedeniyle fazla mesai ücreti talep edemeyeceği Dairemizin yerleşik uygulaması olup, fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken mahkemece kabulü hatalıdır.
4- Mahkemece hüküm altına alınan hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının çıplak brüt ücret yerine giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanan miktar üzerinden hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.