Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yokluğunda verilip, 16.02.2011 tarihinde kendisine tebliğ edilen 01.02.2011 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 07.03.2011 tarihinde temyiz eden sanık ...'nın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Esas hakkındaki mütalaanın verildiği son celsede hazır bulunan sanık müdafiinden esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması sorulmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle CMK'nın 216. maddesine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Sanığın, eyleme doğrudan doğruya katıldığı ve hakkında TCK'nın 37. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yardım eden olduğunun kabulüyle sanık hakkında aynı Yasanın 39. maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 14.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.