İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/704 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/947 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararı ile katılanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, sübuta, delil bulunmadığına, eksik incelemeye, katılanın çelişkili beyanlarına öncelik verildiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Katılanın olay tarihinde gece vakti dışarıdan müzik sesi gelmesi üzerine ikametinden çıkarak müzik sesinin geldiği kamyonetin yanına gittiğinde, içinde kimse olup olmadığını kontrol ederken daha önceden tanımadığı bir kişinin kendisini kolundan yaraladığı, olay yerinde güvenlik kamera kaydı vb. delil bulunmadığı, her ne kadar sanık ile katılan arasında iftira atılmasını gerektirecek bir husumet bulunmamış ise de, özellikle olay anını gördüğü bildirilen tanık ...'nın yeminli olarak alınan beyanında olay günü katılan ile tartışan kişinin sanık olmadığını bildirdiği, diğer tanık Nermin'in ise olay anına ilişkin görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, katılanın eşinin soruşturmada alınan beyanında olay anına ilişkin bilgi sahibi olmadığı, bu haliyle katılanın eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olduğuna yönelik soyut nitelikte kalan, somut deliller ile desteklenmeyen beyanı haricinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin olarak savunmasının aksini ispatlar her türlü şüpheden uzak, somut, mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, suçun sanık tarafından işlendiği hususunun şüphede kaldığı, sanığın atılı suçu işlediği hususunun sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

2. Alınan adli tıp raporunda katılan ...'nin yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerinde etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın aşamalarda değişmeyen ve tutarlı beyanlarında olay tarihinde gece vakti dışarıdan müzik sesi gelmesi üzerine ikametinden çıkarak müzik sesinin geldiği kamyonetin yanına gittiğinde, içinde kimse olup olmadığını kontrol ederken daha önceden tanımadığı sanığın yanına gelerek "müziği kapatsana lan" deyip bıçakla kolundan yaraladığını ifade ettiği, katılanın soruşturma aşamasında verdiği eşgalin sanığa uyduğu, kendisini bıçakla yaralayan sanığı yargılama aşamasında teşhis ettiği, katılanın, bir yakını ile sanık arasındaki facebook massenger aracılığıyla gerçekleşen mesajlaşma çıktılarının ibraz ettiği, buna göre sanığın "birilerini vurdum mahallede, müzik açmışlar sn ses bbk yatamıo uyardım"

şeklinde gönderdiği mesajlara, karşı tarafın "müziği açan kişinin bıçaklanan kişi olmadığı, bıçaklanan kişinin kendisinin akrabası olduğu" şeklindeki mesajları üzerine sanığın "ckda üzüldüm sonradan işte onlar değilmiş" şeklinde cevap yazmış olduğunun görüldüğü, adli tıp raporlarında katılandaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek nitelikte olmadığının bildirildiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ve mesajlaşmanın gerçekleştiği facebook profilinin kendisine ait olduğu ancak facebook şifresinin kız arkadaşlarında da olması sebebiyle yazışmayı kendisinin yapmadığını beyan etmiş ise de sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, tüm beyan ile deliller bir arada değerlendirildiğinde, sanığın katılana karşı silahla kasten yaralama suçunu işlediği sabit olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince sanığın beraatine karar verilmiş olması usul ve hukuka aykırı bulunduğundan hükmün kaldırılmasına ve sanığın katılana yönelik kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılan beyanıyla saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2020/947 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.