Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2018/1776 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2021/894 Esas, 2022/1217 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi, katılan vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığına, sübuta, gerekçeye, meşru savunmanın varlığına, haksız tahrik indiriminin miktarına ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği’ne ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık ile katılanın trafikte yol verme nedeniyle tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın katılanın bulunduğu aracın camını kırdığı ve katılana vurarak yaraladığı mahkemesince kabul edilmiştir.
2. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 22.07.2019 tarihli; "şahıstaki frontal vertekste çökme kırığın arızasının, ... tehlikesinin olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, şahıstaki kırığın vücut fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu" ve 17.07.2020 tarihli; "kişinin kraniatomi operasyonu sonrasında kafa kubbesinde 3x3=9 cm2 'lik kemik eksiği ile tanımlanan tablonun; duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanı, bilirkişi raporu, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasındadır.
4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanık ile katılanın trafikte yol verme meselesi nedeniyle tartıştıkları, karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine tarafların birbirlerini karşılıklı darp ettikleri, sanığın elinde bulunan silahtan sayılan demir su borusuyla katılana vurmak suretiyle katılanı duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak, yüzünde sabit iz oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak, vücudunda hayat fonksiyonlarını 4. derecede etkileyecek kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaraladığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir. Olayda tarafların karşılıklı birbirlerine hakaret etmeleri ve karşılıklı çıkan kavgada ilk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak tespit edilemediğinden bu durum sanık lehine değerlendirilerek cezasından asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında katılanı kasten yaralama suçundan kurulan hükümde meydana gelen zarar ve tehlike dikkate alındığında temel cezanın üst sınıra yakın tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan cezası verilmesi, olayda sanığa yönelik haksız tahrik oluşturan söz ve davranışlar dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararı isabetsiz olduğundan kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmışır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmayıp Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca sanık lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2021/894 Esas, 2022/1217 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.