Esastan ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/60472 numaralı “... 360” ibareli başvurusunun, davalı şirketin 2016/80919 sayılı “... ...” ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda, YİDK’in 2018-M-7841 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa markalar arasında karışma ihtimalinin bulunmadığını, davalının “...” ibareli markasını fiili kullanımının olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve müvekkilinin markasının başvuruda talep edilen tüm sınıflar yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Uluslararası Organizasyon Tur. ve Otelcilik Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibaresiyle 2016 yılından başlamak üzere 9 adet markasının bulunduğunu, markalarını aktif olarak kullandığını, markalara ciddi yatırımlar yaptığını, taraf markaları arasında bağlantı kurulması dahil, karıştırma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğunu, tarafların kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı/benzer bulunduğunu, “...” ibaresinin 35 ... sınıf bakımından tanımlayıcı bir kelime olmadığını, başvurunun müvekkilinin markalarının serisi olduğu imajını doğuracağını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... 360+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın "... ..." ibareli markası arasında, reddedilen 35 ... sınıf hizmetler yönünden, görsel ve sesçil olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu, bu açılardan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." kelimesinin, halkın ortak kullanımına açık, jenerik bir kelime olup, herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, zayıf markaların üzerinde gerçekleştirilecek ... değişikliklerin ayırt edicilik sağlamaya yeterli olduğu gözetildiğinde, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki anlamında benzerlik bulunmadığını, taraflar arasında benzer markalar nedeniyle bağlantılı bir YİDK iptali istemli Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/100 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ile mevcut dosyadaki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, taraf markalarının şekil unsurlarının dahi incelenmeden karar verildiğini, davacının tanınmışlık iddiasının ve bu çerçevede ... tüketici kitlesi arasındaki farklılık iddiasının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru kapsamından çıkarılan 35 ... sınıf hizmetlerin, davalının itiraza mesnet markasının kapsamında da aynen yer aldığı, her iki taraf markasının asıl unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin reddedilen 35 ... sınıf hizmetler yönünden zayıf bir ibare olduğunun söylenemeyeceği, dolayısıyla taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı delillerinin değerlendirilmeden karar verildiğini, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.