T A L E P L İ
SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme ve bu suça azmettirme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu,
294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2019/271 Esas, 2019/285 Karar sayılı kararının katılanlar vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2020/3489 Esas, 2021/14394 Karar sayılı kararı ile özetle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
3. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
1. Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanıklar Arif, ... ve ... ...'nın azmettirme eylemlerinin sabit olduğuna ve tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, sanık ... hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi; eksik incelemeye, gerekçenin çelişkili olduğuna, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ...'in, diğer sanık ... ile beraber sanık ...'in kardeşi ...'dan aldığı ihtilaflı bonoyu icraya koyması amacıyla sanık ...'nın söylediği maktule verdiği, bonoyu alan maktulün de senedi icraya koyduğu ancak yapılan itirazlar üzerine takibin mahkemelik olduğu, maktulün kendisini sahte senet işine soktukları ithamıyla zararı bulunduğu gerekçesiyle sanıklar Adem, Arif ve ...'dan boş senet aldığı, maktulün kendisine ödeme yapması için sanık ...'i sıkıştırdığı, sanık ...'in bu durumdan rahatsızlık duyarak maktulü suç tarihinden yaklaşık bir ay önce öldürmeye karar verdiği, Duygulu Köyü'nde gezme ve tavşan avlama bahanesiyle maktulü köyüne götürerek öldürmeyi planladığı, arazide gezdikleri ancak sanığın maktulün tabancalı olmasından çekinip korkarak öldüremediği, olay günü sanık ...'in arkadaşı diğer sanık ...'ı yanına aldığı ve maktulü öldürme planından bahsettiği ve para teklif ettiği, sanık ...'ın da bu teklifi kabul etmesi üzerine öncesinde yanına tüfek aldığı ve cinayet sonrası maktulü yakmak için benzin aldıkları, suç günü maktulü para ödemesi alacağı yalanıyla köye gideceklerinden bahisle yanında diğer sanık ... olduğu halde araçla alıp Duygulu Köyü'nün 1 km ilerisi tali yol altı yıkık virane yapı önüne götürdükleri, burada sanık ...'in 2-3 metre mesafeden öldürme kastıyla maktule iki el ateş ederek vurup yaraladığı, maktulün yere düştüğü, diğer sanık ...'ın araçtan getirdiği diğer av fişeklerini doldurup yerde yatan maktule 2 el daha ateş ederek öldürdüğü, sonrasında sanıkların cesedi benzinle yaktıkları ve delilleri kararttıkları, her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... ...'nın maktule karşı tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıklar Adem ile ...'ın kendi içlerinde dahi çelişkili olan beyanlarının sanıklar ..., Arif ve ... ...'ya atfı cürüm niteliğinden ibaret olduğu ve sanıkların sanık ...'i azmettirdiklerine dair sanık ...'in ve suç ortağı sanık ...'ın soyut iddialarından başka cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında sanıklar ..., Arif ve ... ...'nın atılı suçtan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren 26.11.2018 tarihli Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağında; "...Ateşli silah yaralanmasına bağlı kafa kemiklerinde kırık, beyin zarları arasında kanama (SAK), beyincik kontüzyonu ve büyük damar yaralanması (sol popliteal arter) nedenleriyle öldüğü..." bildirilmiştir.
3. Sanıkların savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporları, olay yeri krokisi, uzmanlık raporları, ekspertiz raporları, cep telefonu hattı sim kart analiz raporu, ses ve video kayıtları hakkında düzenlenen bilirkişi raporu, ses kaydı dinleme tutanakları, HTS kayıtları, araştırma HTS inceleme ve değerlendirme tutanağı, görüntü izleme ve çözümleme tutanakları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak isabetli olarak beraatlerine karar verildiği, maktulden sanık ...'e yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanık ... hakkında takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık ... lehine uygulanabilecek lehe hükmün bulunmadığı ve takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... lehine uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekillerinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararında katılanlar vekillerince, sanık ... ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanık ...'in Tarım müdürlüğünde işçi olarak çalıştığı sanık ... ile arkadaş olduğu, Adem'in de daha önce aynı yerde çay ocağı işlettiği olay tarihinde ise hayvancılık yaptığı, Adem'in kuzeni olan Fikret'in de hayvancılık yaptığı, Fikret'in okuma yazmasının olmadığı, 300 adet hayvan sattığı ve bunların küpe numaralarının düşümü için Tarım müdürülüğüne geldiğinde Adem ile Arif'in Fikret'e yardımcı olma bahanesiyle resmi evraklara imza attırırken bir de senet imzalattıkları, daha sonra şüphe çekmemek için seneti icra takibine koyacak başka birini aradıkları ve konuyu sanık ... ...'ya anlattıkları ... ...'nın da maktul ...'ı önerdiği, ...'ın 50 bin TL karşılığında bu işi kabul etmesi üzerine senedin üzerine 400 bin TL yazılarak icra takibi başlatıldığı, Fikret'in cahil ve saf olması nedeniyle abisi ...'den yardım istediği, ...'in bir taraftan yasal yollara başvurarak takibi durdurduğu bir taraftan da bu işin arkasında olan kişileri araştırmaya başladığı ve ...'a ulaşarak senedi kimden aldığını öğrenmeye ve kardeşinin kimseye borcu olmadığını anlatarak takibi sonlandırmasını istediği ancak maktulün kabul etmediği ve ...'in maktule husumet beslemeye başladığı, maktulü tehdit ettiği ve maktulü takip ettirdiği, maktulün bu sırada hakkındaki soruşturma ve ...'in kendisini rahatsız etmesinden bunalarak kendisini bu işe bulaştıran Adem, Arif ve ... ... ile toplantı yaptığı ve bu işten çekilmek istediğini ancak çok fazla masrafı olduğunu bu masrafların sanıklar tarafından giderilmesini istediği, sanıkların da masrafları karşılayacaklarını bildirmeleri üzerine maktulün belinde silah olduğunu da belli ederek getirdiği üç adet boş senedi sanıklara imzalatarak evinde sakladığı (senetler dosyada mevcuttur) maktulden çekinen ve maktule ödeme yapma imkanları bulunmayan sanıkların bu durumdan kurtulmak için çare aradıkları ve çözüm olarak maktulü öldürmeye karar verdikleri bu amaçla sanıklar Adem ve Arif'in maktulü avlanmak bahanesiyle köye götürüp orada öldürmeyi planladıkları ve 15.11.2018 günü üçü birlikte Duygulu köyüne gittikleri ve bir süre köyde dolandıkları ancak elinde tüfek olan Adem'in sürekli tabanca ile dolaştığını bildiği maktulden korktuğu için veya uygun bir fırsat yakalayamadığı için eylemi gerçekleştiremediği,
Her üç sanığın tekrar toplandığı ve bu toplantıda sanık ... ...'nın sanık ... ile maktul arasındaki ihtilaftan bahsettiği ve ...'in de maktulü öldürmek istediğini kendisine konuyu anlattığını, ...'in de bu iş karşılığında yüklü miktarda para verebileceğini söylediği ve Adem ile ...'in buluşmasını sağladığı her iki sanığın 21.11.2018 günü Misland'ın arkasındaki asfalt şantiyesinde buluştukları ve ...'in bu iş karşılığında bir daire veya 300 bin TL vermeyi teklif ettiği, Adem'in ise parayı tercih ettiği, böylece ...'in de olaya dahil olduğu, Adem'in olayı tek başına yapamayacağına kanaat getirerek o dönem paraya çok ihtiyacı olduğunu bildiği arkadaşı olan sanık ...'a durumu anlattığı, "birisi var ortadan kaldırmamız halinde bize çok para verecekler" dediği, ...'ın diğer sanıkları tanımadığı ve Adem'in teklifini kabul ettiği, her iki sanığın Adem'in aracı ile gidip BP istasyonunda sanık ... ile buluştukları ve Arif'in burada olayda kullanılacak olan silahı sanıklara teslim ettiği, sanıkların buradan bir miktar benzin aldıktan sonra Adem'in maktulü arayarak sattığı hayvanların parasının bir kısmını almak üzere köye gideceklerini söyleyip maktulü de davet ettiği, maktulün Adem'den alacağının bir kısmını elde edeceğini düşünerek daveti kabul ettiği ve sanıkların maktulü evden alıp şehir dışına çıktıkları ve her iki sanığın da telefonlarını kapattığı bir süre gittikten sonra metruk bir yapının yanında durdukları, Adem'in "adamlar parayı buraya getirecekler" diyerek araçtan indiği, maktul ve sanık ...'in de indiği, sanık ...'in maktulün dikkatini dağıtmak için ateş yakalım dediği ve maktul ile birlikte etrafta ... çırpı toplamaya başladıkları sırada sanık ...'in de arabadaki tüfeği gizlice alarak metruk binaya getirdiği ve fırsat kolladığı uygun bir anda tüfeği maktule doğrultup ... bölgelerine 4 el ateş ettiği, fişeklerin bitmesi üzerine sanık ...'den fişek istediği, sanık ...'in arabadan yeni fişek getirdiği, daha sonra maktulün öldüğünü anlayınca birlikte cesedi sürükleyerek kuytu bir yerde petrol istasyonundan aldıkları benzini üzerine dökerek yaktıkları, maktule ait silahı, cep telefonu ve cüzdan gibi eşyaları alarak oradan uzaklaştıkları, bu eşyaları değişik yerlere atmak suretiyle ortadan kaldırdıkları daha sonra eve gidip kendi kıyafetlerini sobada yaktıktan sonra duş aldıkları ve sanık ...'in Arif ile petrol istasyonunda buluşarak olayda kullandığı tüfeği geri verdiği ve Arif'in Şehri Aziz sitesindeki evinde buluşmak üzere anlaştıkları, ... ...'yı da çağırdıkları sanık ...'in diğer sanıklardan vadettikleri paraları vermelerini istediği, Arif ve ...'in ise paranın hazır olmadığını 1 Aralıkta ayarlayacaklarını söyledikleri, Adem'in oradan ayrılarak bu kez sanık ...'in Misland'ın arkasında bulunan çiftliğine gittiği ve maktulün öldüğünü söyleyerek vaadedilen parayı istediği, ...'in Adem'e kızarak "buraya bir daha gelme, telefonla arama, parayı (150 bin TL) pazartesi vereceğim" dediği ve Adem'in oradan da eli boş döndüğü, bütün sanıkların olaydan haberleri yokmuş gibi davrandıkları, hatta maktulü arama çalışmalarına dahi katıldıkları, sanık ... ...'nın henüz eşinin öldürüldüğünü bilmeyen maktulün karısına giderek "evde üç adet senet varmış ... abi senetleri istiyor, senetler çekmecede imiş" dediği ancak katılan Rukiye'nin senetleri sanığa teslim etmediği, sanığın bu kez telefonla arayarak senetleri istediği ancak katılanın yine senetleri vermediği, bu arada sanıklar Adem ve ...'ın ilk beyanlarında maktulü arkadaşlarının yanına bıraktıklarını söyleyerek herhangi bir bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, sanık ...'ın olaydan hemen sonra para alacaklarını beklerken Adem'in sürekli kendisini oyalaması üzerine kolluğa giderek olayı itiraf ettiği ve cinayeti bütün ayrıntıları ile anlatıp yer gösterme yaparak maktulün cesedinin olduğu yeri gösterdiği bu beyan üzerine yakalanan sanık ...'in de ayrıntılı beyanda bulunarak cinayeti bütün detayları ile anlattığı sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk sanıklar ..., Arif ve ... ...'nın beraatlerine dair hükümlerin onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki;
Gerek sanık ... ve özellikle de sanık ... olayın gelişimi ve safahatları hakkında çok detaylı bilgiler vermişlerdir. Sanık ... olaya sonradan dahil olduğundan ve diğer sanıkları tanımadığından sadece olay gününe ilişkin bilgiler vermiş ve bu bilgilerin tamamı sanık ... tarafından da doğrulandığı gibi maddi deliller ile de uyumludur. Yine sanık ...'in olayın öncesine ait ve olay gününe ait verdiği bilgiler de gerek kamera kayıtları, HTS kayıtları, baz bilgileri, GPRS bilgileri ile tamamen uyumlu çıkmıştır. Bunlara göre sanık ... hakkındaki beraat kararı isabetli değildir. Arif başından beri Adem ile birlikte olayların içinde olan kişidir. Fikret'ten hile ile boş senet alan daha sonra ... ... ile işbirliği yaparak doldurdukları senedi tahsil amacıyla ...'a verilmesi işinde olan kişidir. Anlaşmaya göre her üç sanık parayı tahsil ettkten sonra 50 bini ...'a verip geri kalan parayı aralarında pay edeceklerdir. Nitekim ..., senet işi sarpa sarınca uğradığı zarardan Adem ve ...'in yanında Arif'i de sorumlu tutmuş ve ondan da senet almıştır. Sanıklar sürekli olarak Arif'in evinde toplanıp eylemleri planlamışlardır. 15.11.2018 tarihindeki ilk olayda Arif ve Adem birlikte maktulü aynı amaç için köye götürmüşler ancak Adem'in panik yapması nedeniyle öldürme eylemini gerçekleştirmemişlerdir. Adem'in verdiği bu bilgi HTS ve baz bilgilerine göre doğrulanmıştır. Yine Arif olay günü olayda kullanılacak olan tüfeği temin edip diğer sanıklara veren kişidir. Dosyada bulunan kamera kayıtlarına göre Arif 'in olaydan önce sanık ... ile buluşarak silahı teslim ettiği ve olaydan sonrada tüfeği geri aldığı sabittir. Yine olaydan sonrada Arif'in evinde toplanıp nasıl hareket edeceklerini konuşmuşlardır. Sanık ... için mevcut olan öldürme sebebi aynen sanık ... içinde mevcuttur. Adem'in maktulü öldürmek suretiyle sadece kendisine değil Arif ve ...'e de aynı menfaati sağlayacağı sabittir. Adem'in maddi delillerle de desteklenen ve ilk beyanında anlattığı hususlar atfı cürüm niteliğinde olmayıp itibar edilebilir delil niteliğindedir.
Yine sanık ... ...'da maktule senet veren diğer bir kişidir. Bu sanık da gerek olay öncesi ve gerek olay sonrası evdeki toplantılara katılarak suça katılma iradesini göstermiştir. HTS kayıtları sanık ...'in bu toplantılara katıldığını göstermekte olup olay günü ve öncesinde de sanıklarla yoğun bir telefon trafiği vardır. En önemlisi de sanığın tevilli ikrarından ve katılan Rukiye'nin anlatımlarından sanığın, maktul kaybolduktan hemen sonra maktulün evine giderek evde bulanan üç adet senedi kendisine vermesini istediği, maktulün öldüğünü bildiği halde sanki maktul ile irtibat halindeymiş gibi davrandığı, muhtemelen maktul öldürülmeden önce maktulden senetlerin yerini öğrenip maktulün eşine senetlerin nerede olduğunu da söylediği, maktulün babasına da maktul ölü olduğu halde maktul ile görüştüğünü söylediği, sanığın sadece kendi senedini değil her üç sanığa ait senetleri istemesinden de diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğinin göstergesi olduğu, sanık ... ve Arif için mevcut olan öldürme sebebinin sanık ... ... için de geçerli olduğu, Adem ile ...'in buluşmasına aracılık ettiği,
Diğer sanık ...'in ise maktul ile olan husumetinin farklı bir nedene dayandığı, sanığın iddia ettiği gibi maktul ile olan görüşmesinin dostane bir şekilde sonlanmadığı, aksine maktulün tüm girişimlerine rağmen icra takibini sonlandırmadığı ve alacağının gerçek olduğunu savunduğu, dosyaya sunulan ses kaydından sanık ... ile maktul arasında senet meselesi ve maktulün peşine adam takılması nedeniyle dostane olmayan konuşmaların geçtiği ve sanığın maktule bu nedenle husumet duymaya başladığı, sanık ...'in maktule duyduğu bu husumeti öğrenen sanık ... ...'nın ...'e kendi planlarını anlattığı, ...'in de kabul etmesi üzerine cinayeti işleyecek Adem ile ...'i buluşturduğu ve ...'in bu görüşmede sanık ...'e bu iş karşılığında bir miktar para vermeyi kabul ettiği, olaydan hemen sonra sanık ...'in ...'in çiftliğine giderek para istediği, dosya da bulanan kamera kayıtları,
GPRS kayıtları ve bilirkişi raporuna göre gerçekten de olay günü gecesi sanık ...'in ...'in çiftliğine giderek kendisi ile kısa bir süre görüştüğünün anlaşıldığı, sanık ...'in beyanlarını doğrular bir şekilde görüşmesinin 2-3 dk sürdüğünün anlaşıldığı, ...'in iddia ettiği gibi Adem ile telefonda küfürleşip karakolluk olmaları halinde bu ziyaretin bir anlamının bulunmayacağı, bu ziyaretin vaadedilen paranın alınması için yapıldığının anlaşıldığı, sanık ...'in kardeşine karşı yürütülen yüklü miktardaki icra takibini haksız bulduğu ve görüşmeler yoluyla bir sonuç alamayınca maktule duyduğu husumet nedeniyle maktulün öldürülmesi için para vermeyi kabul ettiğinin anlaşıldığı,
Böylece beraat kararı verilen her üç sanığın da maktulü öldürmeleri için bir sebep bulunduğu ve bu sebebin sanık ...'in ki ile aynı olduğu, Adem'in beyanlarının soyut beyanlar olmayıp maddi deliller ile doğrulandığı her üç sanığın da TCK'nin 38 ... maddesi delaletiyle TCK'nin 82/1-a maddesi gereğince cezalandırılmasının gerektiği, maktulün saf ve cahil olan Fikret'ten hile ile alındığını bildiği senedi icraya koyarak ...'in kardeşine karşı dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle ... hakkında TCK'nin 29 uncu maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğini ve kararın bu yönlerden bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyoruz.