Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Mağdur ... 17.06.2013 tarihinde vefat eden babasının ölmeden önce kendisine verdiği arsaya kardeşleri ile yaptıkları sözleşme ve onların rızası ile ev yaptığını, sanığın eşi olan ablasının Tapu Müdürlüğünde yapılan rıza-i taksim sözleşmesini imzalaması ile hakkının tamamını alıp kendi hissesine düşen yerleri de tapuda kardeşlerine satarak parasını aldığını olay tarihinde sanığın bu arsada eşinin hakkı olduğunu iddia ederek kendisinden tehditle para almaya çalıştığını, ifade ettiği iddia, sanığın savunması ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında,

Öncelikle, nizaya konu taşınmazın tapu tedavül kayıtları celp edilip, mağdura intikaline konu olan hukuki sebep belirlenip, gereğinde bu hukuki işlem ile ilgili olarak diğer mirasçıların da beyanları saptanıp, delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanık ile mağdur arasında hukuken korunan herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

2-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 21/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.