Mahkûmiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, yerel mahkemece verilen düşme kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı kasten basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/2441 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkra ile 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri; mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, üst sınırdan ceza tayin edildiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; mağdurun baş bölgesindeki yaralanmanın ne şekilde meydana geldiğinin tespit edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın mağdura tokat atmasının 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında basit yaralama suçunu oluşturacağı kabul edilerek, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, tanık anlatımları, ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 01.10.2019 ve 12.02.2020 tarihli adlî muayene raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdur ile sanığın olay günü birlikte alkol aldıktan sonra eve gitmek için eğlence mekanından dışarı çıktıkları, mekan dışında kavga etmeye ve birbirlerini tokatlamaya başladıkları, olay yerinden aracı ile geçen tanık Ö.U.'nun sanığı önceden tanıması nedeniyle kavgayı görünce durduğu, sanık ile mağduru evlerine bırakmak için aracına aldığı, araca binecekleri sırada sanığın mağduru arabaya binmesi için ittirdiği, bu sırada mağdurun yere düştüğü, araçla ilerlerken sanığın mağdurla tartışmaya devam ettiği ve mağdura tokat attığı, sanık ile mağdurun inecekleri yerde aracın durması sonrasında, mağdurun sanık tarafından çekilerek aşağı indirildiği, mağduru kolundan tutup savurarak yere düşürdüğü, mağdurun yerden ayağa kalkarak eve doğru ilerlerken sanık ile mağdur arasında yine tartışma çıktığı, sanık ile
mağdurun yeniden birbirlerine vurmaya başladıkları, apartman girişine doğru ilerlerken merdiven basamağını görmeyip ikisinin de yere düştükleri, sanığın savunmasında geçtiği üzere, mağdurun araç kapısını açarak kendisini yere atmadığı, mağdur hakkında alınan adlî muayene raporunda mağdurda yaygın ekimotik alanlar ve darp izlerinin mevcut olduğu, yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun tespit edildiği, sanığın savunmalarının çelişkili olduğu, tanık Ö.U'nun kovuşturma aşamasındaki beyanın arkadaşı olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarına itibar edilerek, sanığın üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığa iftira atması için bir sebep bulunmayan tanık Ö.U'nun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanık savunmasını doğrulamayarak mağdurun araçtan atlamadığını, sanığın mağduru darp ettiğini beyan etmesi, mağdurun adlî muayene raporunun içeriği ve olay tutanağı karşısında, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/2441 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.