Esastan Ret

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı taraf dava ve taleplerinde özetle; davacının, davalı ... Süt Tarım Ürünleri San. Tur. Paz. Ltd. Şti. isimli iş yerinde kaynak ustası olarak sabah 08: 00 akşam 18: 00 saatleri arasında aylık AGİ dâhil 1.328,00 TL maaşla çalıştığını, maaş dışında servis ve bir öğün yemek yardımı yapıldığını, 27.06.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli malul kalacak şekilde yaralandığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi ve 20.000 TL manevi olmak üzere toplam 20.500 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile beraber hüküm altına alınmasını arz ve talep etmiştir.

Davalı taraf cevap ve savunmalarında özetle; davacının merdivenden düşerek yaralandığını, olayın iş kazası olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "Davanın kabulü ile 1-Davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı maddi zarar yönünden 122.466,52 TL maddi tazminatın 27.06.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı manevi zarar yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın 27.06.2014 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, Mahkemenin yapmış olduğu yargılamada davaya konu edilen olayı yanlış değerlendirdiği ve karşı tarafın gerçeğe aykırı yönlendirmeleri ile hatalı şekilde düzenlenen bilirkişi raporu nedeniyle dava konusu olayı gerçekte olduğundan daha farklı şekilde yaşanmış gibi değerlendirme yaptığını, davacının iş yerinin idari bölüme çıkan merdivenlerinden yukarıya çıkmaktayken dikkatsizliği nedeniyle ayağının boşluğa gelerek dengesini kaybederek düştüğünü, dikkatsiz ve özensiz davranışı nedeniyle davaya konu edilen olayın vuku bulduğunu, davalının olaydan sonra Selçuk Jandarma Karakol Komutanlığına verdiği ifadesinde, olayın nasıl gerçekleştiğini açıkça beyan ettiğini, merdivenden düştüğünü ifade ettiğini, dosyada ifadesi alınan tanıkların da beyanlarının bu yönde olduğunu, davacının ... 7. İş Mahkemesinin 2016/107 Esas sayılı dava dosyası ile müvekkili firma ile arasında işçilik alacağı davasının görüldüğünü, müvekkili firmada çalışırken hiçbir sorun olmayan işçi nezdinde işten ayrıldıktan ve firma ile husumet yaşandıktan sonra sırf daha fazla maddi menfaat elde edebilmek için söz konusu talepleri öne sürdüğünü, haksız menfaat temini için tüm şartları zorladığını, bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat miktarının hayatın olağan akışına ve yasal mevzuata aykırı şekilde hesaplandığını, davacının aylık brüt maaşına tekrardan yol, yemek, sosyal yardım kalemlerinin eklenmek suretiyle brütünün hesaplandığını, diğer bir deyişle brütün brütünün hesaplandığını, bu hatalı hesaplama ile tazminatın fahiş çıktığını, ayrıca kusur oranları yönünden de hatalı belirlemeler yapılmış olup bu sebeple müvekkilinin aslen % 60 oranında kusurlu olamayacağından yine bu denli yüksek miktarda tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, kusurun davacıda olduğunu, manevi tazminat miktarı yönünden de haksız şekilde yüksek miktarlara hükmedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili özetle; istinaf nedenleri çerçevesinde kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13,16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.

Eldeki dava dosyası incelendiğinde hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, davacının ve davalının kazaya konu olayın niteliği hakkında farklı iddiaları bulunması karşısında, olayın niteliği ve tarafların olaya etkisi araştırılmalı, bilhassa olayla ilgili hazırlanan denetmen raporuyla mevcut bilirkişi raporunun çeliştiği gözetilerek davaya konu olayla ilgili rücuan tazminat ve ceza dava dosyaları da getirildikten sonra, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden belirtilen esaslara uygun bir kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, oluşa uygun olmayan kusur raporuna göre, yazılı şekilde hüküm tesisi sair yönler incelenmeksizin bozmayı gerektirir.

Açıklanan sebeplerle

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.