Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın sadece sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiği anlaşılmakla, temyizin kapsamı sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı ile sınırlandırılarak dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;

1-Suç tarihi itibariyle, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen hakaret suçunun, uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle yapılan uzlaşma teklifi geçersiz ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, anılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığından, somut olayda CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla CMK’nın 254. maddesi uyarınca hakaret suçundan usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3- Kabule göre de,
Sanığa atılı hakaret suçuna ilişkin, katılanın soruşturma aşamasında usulüne uygun şikayetinin bulunmaması, kovuşturma aşamasında ise 22/10/2015 tarihli celsede hakaret suçundan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında, katılanın suç tarihi itibariyle 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra şikayetçi olduğu anlaşılmakla, CMK 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında atılı suçtan düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.