Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı Kooperatifin davacıya üyelik aidatlarını ödemediği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı şekilde üyelikten ihraç ettiğini,ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatifi temsilen kooperatif başkanı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece,dosya kapsamı ve toplanan delillere göre davacı ortak tarafından yasal üç aylık süresi içerisinde ihraç kararı aleyhine dava açılmadığı ve ihraç kararı aleyhine genel kurula da itiraz edilmediği, bu durumda ihraç kararının Kooperatifler Kanunu'nun 16/4 maddesi gereğince kesinleşmiş bir karar niteliğine kavuştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK 17. maddesi gereğince tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı addolunan mahal mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. TMK nun 51. maddesine göre hükmi şahsın ikametgahı, anasözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça muamelelerinin yürütüldüğü yerdir. Dosyadaki anasözleşmede kooperatif merkezinin İstanbul olduğu, Ticaret Sicil Gazetesinde ise kooperatif merkezinin Kadıköy/İstanbul olduğu belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece Ticaret Siciline yazı yazılarak davacı kooperatifin merkezinde değişiklik olup olmadığı da gözetilerek dava tarihindeki kooperatif muamelelerinin yürütüldüğü merkezin bulunduğu yer tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2) Bozma neden ve şekline göre,davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.