Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 164 ada 8 parsel sayılı 2577,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacılar N.Mümtaz Şerefli ve arkadaşları tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ... mirasçısı ... ile diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarına ilişkin olarak;
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Gerçekten bu olgu usulün 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de duraksamasız vurgulanmıştır. Feragat kayıtsız ve koşulsuz olmalıdır. Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen 15.04.2010 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini duraksamasız, kayıtsız ve koşulsuz açıklamıştır. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden öne sürülmemiştir. Mahkemece bu olgular ile usulün 237. maddesi hükmü dikkate alınarak anılan davacıların davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacılar ..., ... ve ...'nin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü ile davacılar ... ve arkadaşlarının davalarından feragat ettikleri gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Davadan feragat eden vekilin davacılardan ..., ... ve ...'nin de vekili olmadığı, bu nedenle vaki feragatin anılan davacılar yönünden hüküm ifade etmeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; dava konusu taşınmazın tutanağının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca düzenlendiği dikkate alındığında somut olayda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur.
O halde mahkemece keşif ve gerekli görülen diğer tüm deliller re'sen toplanması, yargılama giderlerinin taraflarca karşılanmaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanarak yargılamanın sonuçlandırılması gerekir. Hal böyle iken mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, az yukarıda açıklanan olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davacılara iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.