1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/1, 62/1,52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
2-Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/1, 89/2 (b), 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan katılan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümler katılan sanık ... müdafii ve katılan sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkûmiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 03.03.2009 tarihinde verilen 1.500 TL.'den ibaret mahkûmiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Katılan sanığa atılı taksirle yaralama suçu TCK'nın 89. maddesinde hükme bağlanmış olup aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç şikayete tabi olduğu, katılan sanık ... vekilinin de hükümden sonra 06.03.2009 havale tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği, aynı dilekçede katılan sanık ...'in imzasının da bulunduğu ve vazgeçmenin kabul edildiği anlaşılmakla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, katılan sanık ... hakkındaki davanın TCK'nın 73/4. ve CMK'nın 223. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.