Düşme, müsadere
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Üst Cumhuriyet Savcısının 19/07/2012 tarihinde temyizden vazgeçtiği,
Anlaşıldığından, Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelemesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın, aralarında çıkan tartışmada mağdurun aracının yanından geçerken ruhsatlı tabancasını ona göstererek tehditte bulunduğunun kabul edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek TCK'nın 106/1.fıkrasının 2.cümlesinde düzenlenen tehdit kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.