Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait sera üretim tesislerinde, 1 adet .... marka iki dinamolu sulama sistemi, 1 adet ..... marka ilaç makinesinin haczedildiğini, mahcuzlara ait faturalarının bulunduğunu, haciz yapılan yer ve haczedilen menkul malların borçlu şirkete ait olmadığını, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı-alacaklı vekili, borçlu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ tespit edildiğini, mahcuzların ihalede satın alınmasının işlemin muvazaalı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, davacı tarafın iddialarını kesin delil ile ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, gayrimenkulün, üzerinde bulunan ve haczedilen menkuller ile birlikte .... tarafından, davacı 3. kişi şirkete 27/01/2011 tarihinde satıldığı, dolayısı ile davaya konu malların 3. kişi şirkete ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı-alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, söz konusu gayrimenkulün ..... İcra Müdürlüğü'nün 2009/16700 sayılı dosyasından gönderilen talimat uyarınca alacaklı .... tarafından alacağa mahsuben satın alındığı, daha sonra üzerinde bulunan menkuller ile birlikte davacı 3. kişi şirkete 27/01/2011 tarihinde satıldığı anlaşıldığından taşınmazın tapu kayıtları getirtilip, ziraat mühendisi ve inşaat bilirkişisi katılımı ile mahcuzlara ilişkin mahallinde keşif yapılarak, mahcuzların Türk Medeni Kanunu'nun 684 ve 686. maddeleri kapsamında taşınmazın bütünleyici parça veya eklentisi olup olmadığı hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu düzenlenmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.