DAVA TARİHİ
Kısmen kabul, Kısmen ret
İLK DERECE
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanın, müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markanın aynısı olan TWİST ibaresini, müvekkilden izinsiz olarak T-WİS adı ile mağaza ismi olarak kullanmakta olduğunu, özellikle giyim alanında ürün satışı yaptığını, davalı yana markanın her türlü kullanımına son verilmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını içeren bir ihtarname gönderildiğini, davalının da kullanmakta olduğu T-WİS ibaresinin farklı olduğundan bahisle kullanmaya devam edeceğini cevaben bildirdiğini, davalının müvekkili şirkete ait ve tanınmış TWİST markasının tüketici nezdinde iltibasa neden olacak şekildeki benzerini kullanmak suretiyle müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz etmiş ve etmekte olduğunu ileri sürerek, marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine, tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden etiketler, ambalajlar ile satışı sunulmuş bulunan ürünlerin, ticari gaye ile bulundukları her yerden toplatılmasına, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı yandan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 20.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin itiraza konu markasını kötü niyetle değil tamamen ... olarak oluşturduğunu, T harfi isminin son harfi olup, WİS ibaresinin İngilizce de tahmin etme, zannetmek, düşünmek anlamında olduğunu, müvekkilinin söz konusu ibareyi özellikle şekil unsuru kullanarak oluşturması nedeniyle tüketiciler tarafından davacı ve markaları ile karıştırılmayacak derecede farklı bir görünüme sahip olduğunu, markaların farklı sınıflarda olduğunu, davacının belirttiği gibi tanınmışlık söz konusu bulunmadığını, markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna itibar ederek davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkını ihlal nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL'sına dava tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'sına ıslah tarihi olan 31.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalının kullanımı iyiniyetli olmaması, davacı tüzel kişiliğin gördüğü manevi zarararın giderilmesi yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm talepleri karşılanmadan hüküm kurulmak suretiyle hükmün eksik bırakıldığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda mahkemece 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı yanın hüküm altına alınan talepleri dışında, başkaca taleplerinin olduğu ve bu talepler yönünden hükümde olumlu veya olumsuz bir karara yer verilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekebetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davacının marka hakkına tecavüz suretiyle üretilen ürünlerin ve verilen hizmetlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ve imhasına yönelik talebinin reddine, davacının markanın benzerlerini tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden etiketler, ambalajlar ile satışa sunulmuş bulunan ürünler üzerindeki etiket ve tanıtıcı unsurların bulundukları her yerden toplatılmasına, davacının ürünlerin toplatılması yönündeki talebinin reddine, davacının markayı tanıtma vasıtası ihtiva eden her cins etiket, muhafaza ve ticari evrakın vs.basılı her türlü evrak ve maddeler ve tanıtım malzemelerinin, işyeri tabelalarının bulundukları her yerden toplatılmasına yönelik talebinin kabulüne, marka hakkını ihlal nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL'sına dava tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'sına ıslah tarihi olan 31.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespit edilmiş olmasına rağmen araçların imhasına yönelik talebin reddinin hatalı olduğunu, kararın mevcut hali ile müvekkilinin tecavüzün durdurulmasına yönelik olarak hiçbir yasal işlem başlatamayacağını, hükmün "C" ve "Ç" bentlerinin çelişkili olduğunu, ayrıca mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının müvekkili şirketin uğradığı mağduriyeti gideren nitelikte ve vasıfta bir miktar olmadığını belirterek kararın bozularak kaldırılmasını istemiştir.
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminatistemine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.