İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/635 Esas, 2019/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/3112 Esas, 2020/2543 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanık ile mağdurun sevgili olduğu, olay günü mağdurun, kendisini aldattığını düşündüğü sanığa uyumakta iken saldırdığı, uyanan sanığın mağdura vurarak ittiği, mağdurun yere düştüğü, mağdurun 04.04.2019 tarihli duruşmadaki beyanında; muhtemelen düştüğü sırada parmağının kırılmış olduğunu belirttiği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01.11.2018 tarihli raporuna göre; mağdurdaki yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ve sol el beşinci parmaktaki kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun anlaşıldığı somut olayda; sanığın, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini ön görmesine rağmen, fiili işlemesi nedeniyle olası kast ile hareket ettiği sonucuna varıldığından ve sanığın mağdurun kendisini uyandırması ve saldırması şeklindeki haksız tahrik teşkil eden eylemine tepki olarak bu suçu işlediği anlaşıldığından bu yönde hküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ile mağdur ...'nin sevgili oldukları, birlikte yaşadıkları, olay günü mağdur ...'nin, sanığın kendisini aldattığını düşündüğü, sanığı uyurken uyandırmaya çalıştığı ve kendisine saldırdığı, bunun üzerine sanığın, mağdura vurarak kendisini ittiği, mağdurun yere düştüğü, mağdurun kovuşturma aşamasında "sanığın kendisini itip düşürdüğü sırada parmağının kırılmış olduğunu belirttiği", soruşturma sırasındaki ilk ifadesinde ise, tekmelerle vurduğu sırada korunmak için elini yüzüne kapatması üzerine tekmenin parmağına isabet ettiğini belirttiği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01.11.2018 tarihli raporuna göre; mağdurdaki yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ve sol el beşinci parmaktaki kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, kamu davasına konu olayın sanığın kasti eylemi sonucu gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen, olayda uygulama yeri olmayan 5237 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci bendi uygulanarak eksik ceza tayin edildiği anlaşılarak sanık hakkında doğrudan kastla yaralama suçundan hüküm kurulmuştur.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun ilk beyanıyla saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/3112 Esas, 2020/2543 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.