Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/153 Esas, 2019/2 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mağdura karşı öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/360 Esas, 2019/1514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/4257 Esas, 2021/9758 Karar sayılı kararı ile özetle haksız tahrikin derecesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/1315 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
1. Uyuşturucu madde satıcısı olan mağdurun satış yaptığı esnada, vatandaş olarak işlenen suçu yetkili makamlara bildirme yükümlülüğü olan sanık ve arkadaşının video kaydı yaparak bu durumu delillendirmek istedikleri esnada, mağdurun durumu fark ederek sanığa tepki gösterdiği, sanığın üzerine yürüyerek, elindeki bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın da üzerinde taşıdığı bıçak ile mağduru bir tanesi ... tehlike oluşturacak şekilde üç kez bıçaklamak suretiyle yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (C) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, somut olayda; sanığın eyleminin saldırı ile orantılı olmadığı, karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen ve haksız tahrik altında işlenen kasten yaralama suçunda sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları bulunmadığı, Hukukî Süreç başlığı altında (C) paragrafında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına konu kararı teşkil eden haksız tahrik kurumunun, gerek Yargıtay gerekse bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece değerlendirildiği ve olayın çıkış sebebi ile gelişiminde mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/1315 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.