Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanundaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yeniden düzenlenmiş olup; sanığın merdivenden yürüyerek çıkmakta olan mağdurenin arkasından gelip kalçasını ellemek şeklinde gerçekleştirdiği ani nitelikte, devamı bulunmayan, kesik biçimdeki eyleminin TCK'nın 102/1. maddesinde düzenlenip sarkıntılık düzeyinde kalan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Adli Tıp Kurumunun istikrar kazanmış uygulamasına göre, TCK'nın 102/5. maddesi kapsamında beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin kesin rapor düzenlenebilmesi için yetişkinlerde olay tarihinden itibaren en az bir yıllık sürenin geçmesi koşulunun arandığı, buna karşılık suç tarihi olan 11.06.201l'den itibaren bir yıl geçmeden Gazi Üniversitesinden alınan 04.04.2012 tarihli rapora dayanılarak sanık hakkında TCK'nın 102/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.