Mahkumiyet
Sanığın temyizinin, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun değişen niteliğine göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I- 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık ... hakkında 31.05.2012 tarihinde meydana gelen hırsızlık ve mala zarar verme suçunun şüphelisi sıfatıyla yakalandığında, kendisini yakalayan emniyet birimlerine ... olarak tanıtarak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı da ele geçirilemeyen kimlik ibraz ettiği ve bu kimlik üzerinden şüpheli hakkında adli işlem yapıldığından bahisle "resmi belgede sahtecilik" ve "başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma" suçlarından kamu davası açıldığı; ibraz edilen kimliğin fotokopi olup Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı cihetle, unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati gerekeceği ve sanığın işlediği iddia olunan suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ...'e ait kimlik bilgilerini kullanmak şeklindeki eyleminin ise TCKnun 268. maddesindeki suç kapsamında kaldığı ve bu suçtan verilen beraat kararının temyiz edilmeden kesinleştiği gözetilmeden dava konusu yapılmayan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçundan yazılı şekilde mahkümiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
II- Sanık hakkında verilen cezanın TCK.nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, sanığa ait adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu halde dosyada hakkında tefrik kararı verilen diğer sanık ...'ya ait adli sicil kaydındaki sabıkanın esas alınması, ayrıca TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı hususunun belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.