Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından; reddedilen evlenmenin iptali davası ve tazminatlar yönünden, davalı kadın tarafından ise; kabul edilen ziynet davası, boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK.m.33). Davacı kocanın ziynetlere yönelik alacak istemi bağıştan rücu niteliğinde olup; Borçlar Kanununun 244/2. maddesine dayanmaktadır. Talep;Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden olmayıp; talebin incelenmesinde genel görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan davacının bu talebiyle ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı 26.04.2010 tarihli dava dilekçesinde 30.000 TL. maddi tazminat talep etmiştir. Tazminatın niteliği hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK.m.31) çerçevesinde davacıya açıklattırılarak, davacının bu talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir (HMK.m.26).
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.11.2012 (salı)