D U R U Ş M A T A L E P L İ

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli, 2021/156 Esas ve 2021/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e), 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 18 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/715 Esas 2022/884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan Bakanlık vekilin temyiz istemi; sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim maddesinin sanık hakkında uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceğine, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile katılan arasında duygusal beraberlik olduğu, olay günü sanığın nikah kıyacağını söyleyerek katılan ile birlikte nikah salonuna doğru gittikleri, nikah salonuna geldiklerinde sanığın nikah memurunun bulunmadığını, bir sonraki gün geleceğini katılana söylediği, bunun üzerine oradan ayrıldıkları, araba ile ıssız bir yere gidince katılanın durumdan şüphelendiği ve sanığa kendileri için yeni aldığı eve götürmesini istediği, bunun üzerine araçla bu evin olduğu yere geldiklerinde evde başkalarının oturduğunu ve evin üzerinde satılık yazısının olduğunu görünce sanığın yalan söylediğini düşünerek bu hususu sanığa beyan ettiği bu nedenle aralarında tartışma çıktığı, bu esnada sanığın daha önce kesilmiş vaziyette şoför kapısının olduğu bölgede duran koli bandı ile katılanın ağzını kapattığı ve sonrasında araç ile hareket etmeye çalıştığı ancak katılanın kapıyı ayağıyla itmek suretiyle açıp dışarı çıktığı ve yürümeye başladığı, bu esnada sanığın katılanı tekrar araca almak istediği, ancak katılanın araca binmediği ve elindeki yüzükleri yere attığı, buna sinirlenen sanığın aracın torpido gözünden aldığı bıçağı katılanın ... bölge niteliğindeki karın kısmına batırıp çıkardığı, katılanın yalvarması üzerine bıçak tutan eliyle katılana tokat attığı, bu şekilde katılanı basit tıbbî müdahale ile iyileşemeyecek ve ... tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı, anlaşılmıştır.

2. ... Üniversite Rektörlüğü Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18.09.2019 tarihli raporunun yapılan incelemesinde; ...'ye ait tıbbî belgelerin incelenmesi ve yapılan muayene sonucunda midedeki 4 cm'lik laserasyona, duedonumdaki 2 cm'lik perforasyona, umblikal bölgedeki 1 cm'lik ... vasıfta lezyona neden olan batına nafız kesici delici alet yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye uğrattığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, kişide herhangi bir kırık tarif ve tespit edilmediği, yüzde sabit iz niteliğinde herhangi bir tramvatik lezyon tarif ve tespit edilmediği, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel kısıtlılık tespit edilmediğinin bildirildiği görülmüştür.

3. Sanık savunmaları, katılan anlatımı, tanık beyanları, adlî rapor içerikleri, 19.01.2019 tarihli CD izleme tutanağı, ... Üniversitesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 18.09.2019 tarihli rapor, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dosya içerisinde bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılan beyanları, adlî raporlar ve tüm dosya kapsamından saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, oluşan yaranın mahiyeti, darbe sayısı, sanığın katılanı araba da iken bıçaklama imkanı var iken bunu yapmayışı, hedef gözetmeden bir anda katılanı bıçakladığı ve eylemine devam etme olanağı varken kendi isteğiyle eyleminden vazgeçtiği, olayın ani gelişmesi nedeni ile katılanı rastgele bıçakladığı, sanığın katılanın ... bölgelerini bilinçli olarak seçmeyişi, olayın akışı gibi olgular göz önünde tutulduğunda, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçuna değil, netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna temas ettiği kabul edilmiş olup, suç vasfının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/715 Esas 2022/884 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.