Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince ilk defa mahkumiyet kararı verildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/60 Esas ve 2019/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/365 Esas, 2021/913 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının, ''..sanığın olay gecesi kavga ettiği mağduru döverek yaralamaktan ibaret eyleminin bütün olarak kasten yaralama suçunu oluşturduğu halde, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi..'' isabetsizliğine yer verilerek kaldırılması ile; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, cep telefonunun silah olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, sanığın lehine olan adli para cezası, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanması gerektiğine,
B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, ilk derece mahkemesince nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlerin isabetli olduğuna, bölge adliye mahkemesince, suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın hakkaniyetle bağdaşmadığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın yaklaşık bir yıldır arkadaş oldukları ve sanığın ikametinde birlikte yaşadıkları, olay tarihinde kıskançlık meselesinden aralarında tartışma çıktığı, sanığın katılana hitaben '' o..pu, seni sinkaf ederim, seni test edeceğim, seni sinkaf edeceğim'' diyerek hakaret ettiği, katılanın başının arkasına ve kafasına çok sayıda yumruk attığı, katılanın zorla pijamasını yarıya kadar indirdiği, üzerine çıkarak organ sokmak suretiyle tecavüz etmeye yeltendiği ancak katılanın direnmesi ve çığlık atması üzerine eylemi gerçekleştiremediği, sanığın katılana yönelik eylemi sırasında katılanı, adli muayene raporunda
belirtildiği üzere vücudunun değişik bölgelerinden basit tıbbi müdahele ile giderilebilir şekilde yaraladığı ardından sanığın katılanın cep telefonunu alarak evin kapısını kilitlediği ve katılanın evden kaçmasına engel olmak suretiyle hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı inkar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, kolluk görevlilerince tanzim olunan tutanaklar, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak ... Adli Tıp Şubesi'nce tanzim olunan 01.08.2019 tarihli rapor dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay gecesi kavga ettiği katılanı döverek yaralamaktan ibaret eyleminin bütün olarak kasten yaralama suçunu oluşturduğu halde ilk derece mahkemesince nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi isabetsiz bulunmuş, her iki hükmün kaldırılarak sanığın sübut bulan kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
A. Sübuta, Artırım Maddesine ve Lehe Hükümlere İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılanın beyanını doğrulayan adli muayene raporuna göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan cep telefonunun kullanılış biçimi itibarıyla silah olarak değerlendirilmesinde ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemece yasal bağlamda gösterilen gerekçelerde isabetsizlik görülmediğinden, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Eylemlerin Kanuni Nitelendirmesi ve Suç Vasıflarının Tayini Yönünden
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile cebir kullanarak silahla cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlarından kamu davası açılması karşısında yasal unsurları birbirinden farklı nitelikteki eylemler ve her bir suç açısından ayrı ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan tek bir hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Vekalet Ücreti Yönünden
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasına karar verildiği, bu itibarla önceki hükmün tüm yönleriyle ortadan kalktığı gözetilmeden kurulan yeni hükümde öncekine atıf yapılmaksızın karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine maktu vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (B ve C) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri, dava konusu eylemler değerlendirilerek hüküm kurulması zorunluluğu ile katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/365 Esas, 2021/913 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.